Bizim ülkenin insan ilişkilerinde nihai çözüm “pusu”dur.
Konuşma- uzlaşma özürlü Anadolu erkeği kafasını kızdıran ihtilâfları bildiği yöntemle, yani pusu kurarak, pusuya yatarak halleder.
Çok düşünmüşümdür, çareyi pusu yerine düelloda arayan bir kültür geliştirmiş olsaydık acaba ne kadar farklı olurduk?
Her halde daha mert, daha doğrucu, daha cesur ve adaletine daha güven duyulan insanlar olurduk.
Pusu kültürü korkunç bir kalite kaybı yaratıyor insan ilişkilerinde. Pusuya düşürülen, canına mal olan suç nedir; onu bile öğrenemeden ölüyor, “masumum” deme imkânı bile bulamıyorlar.
Pusu kültürünün ürettiği hileler toplumun ahlâkını da etkiliyor.
Mesela Türkiye’de siyaset ikiyüz yıllık Batılı olma gayretlerine rağmen dürüst ve düzgün bir yolda ilerlememiştir.
Politika ile entrika birbirine karıştırılmıştır.
İşte bu kötü huyun son icraatı olarak Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün tüm mal varlığına el konulmuştur.
Tedbirin sebebi şu:
İddiaya göre Sarıgül 1998 yılında işadamı Korkmaz Yiğit’in sahibi olduğu ve sonra kaybettiği Bank Ekspres’ten 9 ortak 3,5 milyon dolar kredi almışlar.
Kamu adına batık bankaları yöneten TMSF, 16 yılda 8 milyon dolara yükselen borcu şimdi “Sarıgül ödesin” istiyor.
Sarıgül 16 yıl boyunca TMSF’den bu borçla ilgili bir tek mektup bile almadığını böyle bir borcu olmadığını, TMSF’den borçlu olduğunu gösteren bir tek belge bile verilmediğini söylüyor.
Merak edilen şudur: 3.5 milyon dolarlık bir alacak Korkmaz Yiğit için takip zahmetine değmez bir para mıdır?
“Banka krizinde batan” hiçbir işadamı böyle bir alacağın takibini ihmal etmez.
Pusu ihtimali burada kendini gösteriyor:
Acaba Korkmaz Yiğit, böyle bir iddianın kendisini iktidar partisi gözünde makbul bir konuma yükselteceğini ve teşekkür almaya lâyık duruma getireceğini düşünmüş olabilir mi?
Bu mümkündür.
Çünkü Sarıgül, operasyon düzenlemeye değecek önemde bir av durumuna yükselmiştir.
CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmuştur.
Merkezi iktidarın kapısını İstanbul’un açacağını bilmiyen var mı?
Sarıgül “zamanlama manidar” demiş..
Bu söz çok duyulmaya başladı.
Hileye, entrikaya gerekçe değil ancak bahane bulunur.
O da getireceği oyun fazlasını götürür!
Zamanlama manidar!
Haberin Devamı

