Zamanı değil!

Fener Rum Patrikliğinin "ekümenik" olma iddiası kabul edilsin mi, edilmesin mi?

Haberin Devamı

Fener Rum Patrikliğinin "ekümenik" olma iddiası kabul edilsin mi, edilmesin mi?

Tartışılabilir, hatta tartışılması gereken bir sorundur. Ama şimdi zamanı değil!

AB ile müzakere sürecinde Türkiye dostun düşmanın istediği her şeyi yiyeceği bir ziyafet sofrası gibi görülürse herkes kaybeder.

Ekümenik sözcüğü eskilerin "cihan şümul" dedikleri, bizim "evrensel" dediğimiz bir kavram. Bu unvan İstanbul Fener Patrikliği'ni dünyadaki 320 milyon Ortodoksun dini merkezi haline getiriyor.

"Çağ değişti, tehdit algılamaları değişti, Türkiye bu unvanı tanısın. Dini turizm başta, birçok alanda büyük kazancımız olur. Kaldı ki birçok ülkedeki Ortodoks kiliseleri Fener'in ekümenik kimliğini kabul etmiyor. Başımıza dert açmayalım" diyenler az değildir.

Bu acele neden?
"İş bitiricilik'in yüceltildiği bir toplumuz. Ve ipin ucu yine kaçırıyoruz. Lozan Antlaşması Fener Rum Patrikliği'nin siyasi nitelik de taşıyan ekümenik kimliğini niçin kaldırmış ve onu sadece Türkiye'deki Rum Ortodoks cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılayacak bir görev çerçevesine oturtarak başına neden bir Türk vatandaşını getirmiştir? Statü değişikliği ne gibi sorunlar gündeme getirecektir?

Bunların derinlemesine araştınlması gerekmiyor mu?

Unutmamak lâzım ki Cumhuriyeti kuranlar, patrikhanenin Türkiye'den çıkarılması kararı ile Lozan'a gitmişlerdi. Sebebi de, Kurtuluş Savaşı'nda patrikhanenin Türkiye'deki Rumları Yunan ordusuna hizmete sevk eden faaliyetinin tespit edilmesiydi.

Türkiye, siyasi nitelik atfedilmemiş yeni kimliği ve sınırlı görev çerçevesi ile patrikhanenin kalmasına razı olmuştur.

Baskı ile olmaz
Evet zaman değişti. Kötü anılar geleceğin kurulmasına temel oluşturmamalı. Ama saygı ve güven karşılıklı olur.

Başbakan Erdoğan "Bir anayasa ülkesiyiz. Bazı değişiklikler yapılacaksa yasama organı ile, yürütmesiyle, yargısıyla yaparız" diyor.

Fakat Patrik Bartholomeos, Yunan televizyonu üzerinden siyasetçi gibi meydan okuyor:

"Ekümeniklik bize ait tarihi bir sıfattır, bundan vazgeçemeyiz. Onlar bize kim olduğumuzu söyleyecek değiller. Biz kim olduğumuzu asırlardır biliyoruz!"

Onlar dediği, ekümenik kimliğe itiraz eden Türk hükümeti.

Biz dediği de Türk vatandaşı olduğunu unutan Patrik!

Türkiye'nin AB pazarlığında kıstırılmasına razı olmamalıyız.

Seksen bir yıldır bekleyen bu mesele, AB'ye üye alınacağımız güne kadar da bekleyebilir!

DİĞER YENİ YAZILAR