Zaman Tüneli

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin dün toplanan genel kurulu bizi "zaman tüneli "ne götürdü

Haberin Devamı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin dün toplanan genel kurulu bizi "zaman tüneli "ne götürdü.

12 Eylül darbesinden sonraki ilk seçimin en derin iz bırakan hatırası ANAP lideri Özal ile Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp arasında gecen "satarım-sattırmam kavgası" idi.

Dünkü genel kurulda özelleştirmeci Özal'ın yerinde Tayyip Erdoğan, "sattırmam" diyen Calp'in yerinde de CHP lideri Deniz Baykal vardı.

Başbakan ana muhalefet liderini şikâyet ederken şöyle dedi:

"CHP'nin özelleştirmeye dayalı muhalefetini anlamak mümkün değil. SEKA ve Ereğli Demir Çelik Fabrikası'nı ziyaret etmişlerdir. Ama unutmayın ki CHP'liler Ereğli Demir Çelik Fabrikası'nın kurulmasına da karşı çıktılar. Şimdi özelleştirilmesine karşı çıkmaktadırlar.

SEKA zarardadır ve büyük paralarla finanse edilmektedir. Kâğıt sektöründe özel sektörün başarılı olduğu bir dönemde hâlâ devletin zararla bu işi yürütmesinin mantığını anlatabilir misiniz? ideolojik yaklaşımlarla bunu anlatamazsınız.."

Devletçi inat..
CHP lideri Baykal'ın bu eleştiriye verdiği cevap, inzivaya çekildiği için son yirmi yılın değişimini yaşamamış bir eski siyasetçiye yakışır nitelikte oldu:

"Türk ekonomisinin sahipsiz, cami önüne terk edilmiş, kendi başına bırakılmış bir ekonomi olmadığı gerçeğini herkesin kafasının içine yerleştirmesi lâzım!"

Yani satışa çıkarılan kamu işletmesi cami avlusuna bırakılan bebek, CHP de onun garantisi..

Türkiye yirmi yıldır özelleştirme konuşuyor. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Doğu Avrupa ülkeleri bizden akıl almaya gelirdi. Onlar işlerini bitirdiler, özel girişimin dinamiği ile zenginleştiler ve bizden önce AB'ye girdiler.

Ama bizim en köklü partimiz, özelleştirmenin devleti yüklerinden kurtarmak, ekonomide rekabeti ve verimliliği artırmak için yapılan bir iş olduğunu anlayamadı. Kemal Derviş zihniyet devrimi için bir şanstı ama tutucular onu barındırmadı.

Sorun mu yok?
Çağdaş solcular hiçbir ülkede özelleştirmeye karşı çıkmıyor. Yaptıkları sadece satışların şeffaflığını denetlemek ve özel sektör tekellerinin oluşmamasına dikkat etmektir.

Türkiye bu kavgalar yüzünden çok zaman ve para kaybetti.

İktidar CHP'nin muhalefetinden etkilenmemeli, hele bu muhalefeti kendi yavaşlığının bahanesi olarak kullanmamalıdır.

Her şeye karşı olan CHP de neyin nasıl yapılacağını öneren çağdaş bir role kendini hazırlamalıdır artık. Bir muhalefet partisinin kendisine iktidar yolunu açacak kavgalar çıkarmak için yeteri kadar sorun var Türkiye'de.

Adaletsiz vergi düzenine, kayıt dışı ekonomiye, can ve mal güvenliğinin kalmadığı kentlerde mafya organizasyonlarının egemenlik alanlarını her gün biraz daha genişletmesine CHP'nin itirazı ve çözüm adına önereceği planları yok mu?

Yoksa ideolojileri bu sorunları sorun saymıyor mu?

DİĞER YENİ YAZILAR