Televizyonda Baykal ile Karayalçın el ele coşkulu bir kalabalığı selâmlıyordu arşiv filmi olduğunu sandım.
Meğer değilmiş...
İzlediğim bir “canlı yayın”mış.
Baykal’ın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adaylarının Murat Karayalçın olduğunu açıkladığı törenin görüntüleriymiş.
Karayalçın yetenekli ve temiz kalmış bir belediyecidir. Ama solun amiral gemisinden 15 yıl önce ayrılmış bir siyasetçi.
CHP şimdi onu yeniden keşfediyor!
Bunda Murat Karayalçın’ın önceki yerel seçimde CHP adayına bir misli fark yapması elbette etkili olmuştur.
Ama asıl sebep Deniz Baykal liderliğindeki ana muhalefet partisinin ülkenin başkentine belediye başkanı olarak önerebileceği genç ve yeni bir aday bulamamış olmasıdır!
Koltuğun suyunu çıkaran bir kıdemli olarak Melih Gökçek için de benzer şeyler söylenebilir ama onun durumu biraz daha su kaldırır türden.
Çünkü Gökçek henüz bir seçim yenilgisi yaşamadı.
İstanbul’a da Sözen!
Baykal dünkü törende “İçimde bir gizli umut var. Ankara’da olan güzel şeylerin Türkiye’ye güzel yansımaları olacak. Yeni bir büyük mücadele döneminin başlangıç noktasındayız” diyordu.
Allah yardımcıları olsun. Çünkü hem Baykal için, hem seçtiği çalışma arkadaşları için yaş kemale ermiştir.
Başarıdan yoksun yaşlanma, açık ve ateşli bir umudu yaratamaz ve yansıtamaz.
O nedenle Baykal’ın hissettiği gizli umudun toplumu kavrayan bir irade seline dönüşmesi ihtimali çok yüksek değildir.
Baykal’a sözünü dinletecek bir büyüğünün olmaması hepimizin şanssızlığı...
“Zaman Tüneli’nde bulacağınız eskilerle yeni bir iddia koyamaz yeni bir dünya kuracağınıza kimseyi inandıramazsınız” desek bizi dinler mi, dinlemez.
Bu genç toplum, enerjisini dışarı vurmasına imkân tanıyacak patlamayı neden bir türlü yapamıyor?
Çünkü volkanın bacasını yaşlı kayalar kapatmıştır. Partinin kapısı şöyle dursun, penceresini bile açmak istemeyen zihniyet, içeri yeni genç insanlar bir yana temiz hava bile sokmuyor.
Hazır Zaman Tüneli’ne girmişken İstanbul’a da Nurettin Sözen’i aday gösterirler mi?
Obama mı istediniz?
Çağdaş demokrasilerin her fırsat merdivenine yeni bir parlak isimle çıktığını görüyoruz. İşte Amerika’nın Demokratları seçimi Obama ile kazandılar.
Bizdeki gelenek olsaydı önceki iki aday Kerry ve Al Gore ona geçit vermemek için ne mümkünse yaparlar ve partiye seçimi kaybettirirlerdi.
Bizde ise başarısızlık eşliğinde yaşlanmak ve bu yüzden partiye seçim ülkeye zaman kaybettirmek bile nöbet değişimini sağlayamıyor.
Bizimkilerin özel yöntemleri var. Dünyada milletimizi imrendiren bir şey olursa liderlerimiz hemen gereken kalıba giriyorlar.
Bakın meselâ, Obama’nın değişim rüzgârı hissedildi ve Deniz Baykal hemen çarşaf açılımını patlattı!
Bu tedbir yetmeyebilir diye oyunun kuralları da değiştirilecektir.
Mesela CHP’nin bu ay tüzüğü yeniden düzenleniyor. Sanıyor musunuz ki yeni tüzük CHP’ye daha çok demokrasi getirecek?
Hayır, sol partilerin geleneğinden gelen güçlü Genel Sekreterlik iğdiş edilecek ve “tek adam”, demir yumruğundan ötürü körler tarafından bile fark edilir hale gelecektir.
Yalnız iktidar değişikliği getirmeyen, rejim değişikliği riskini de taşıyan seçimleri bu kadro ve zihniyet elinde yapmamız ne şanssızlık!
Zaman Tüneli
Haberin Devamı

