Yüreksiz olmaz!

Kamu Yönetim Reformu tasarısı hazır.. Bu hamleyi, bürokrasi diktatörlüğünden demokratik cumhuriyete geçişin fırsatı olarak selâmlamak gerekiyor

Haberin Devamı

Kamu Yönetim Reformu tasarısı hazır.. Bu hamleyi, bürokrasi diktatörlüğünden demokratik cumhuriyete geçişin fırsatı olarak selâmlamak gerekiyor.

Ama şunu bilelim:

Devleti israf ve yolsuzluğa batıran, ülkeyi geri bırakan, özgürlükleri ve ekonomik büyümeyi önleyen köhnemiş sistemin egemenleri kolay teslim olmayacaktır.

Tuzağa düşmemek, "bölünmez bütünlük" edebiyatı ile devletin altının oyulmak istendiği kışkırtmalarına kapılmamak lazım.

Türkiye bu reformu, tabuları yıkarak, hortlaklardan korkmadan tartışmalı ve Ankara odaklı merkezi yönetimin ölümcül hastalıklarından kurtulma fırsatını bu kez mutlaka kullanmalıdır.

Aksi halde değişimin trenini yakalayamayacağız. Demokrasi dünyası ile aramızda büyüyen mesafeyi kapatma imkânını bulamayacağız.

Reform, merkezi idarenin pek çok yetkisini yerel yönetimlere devredecek, millet bir anlamda kendisinin efendisi olacaktır.

İktidan yalnız bırakmamak, bürokrasi iktidarının kışkırtmalarına alet olmamak, daha özgür ve daha müreffeh bir Türkiye özleyenlerin görevidir.

Toptancı ret tavırları, ülkenin geleceğine kötülük olur.

Bu reforma katkı, değişimi Batı'daki çağdaş örnekler doğrultusunda cesaretlendirecek önerilerle yapılmalı.
Meselâ reform yığınla kadroyu kaldıracak. Ama boşta kalanların devletle bağları kopmayacak.

Yani maaşlarını almaya devam edecekler.

"Bugün git, yarın gel" diyen, hizmet üretmeyen ve rüşvet yiyen kadrolar, yalnız ülkenin yannlannı değil, devletin bütçesini de yıllardır kemiriyor. Devletin nefesi kesilmiştir.

Kamu, bir bakıma "gizli işsizler kampı" görünümü almıştır.

Bu işsizleri, çoğu işsiz ve yoksul millete besletmek günah değil mi?

Dünyanın en hantal bürokrasisi Türkiye'de. Devlet her yıl 1 milyar dolar cıivarında bir parayı, devlet dairelerinde memurlara çay servisi yapan 225 bin odacıya maaş olarak ödüyor.

Bu rezalete çare bulmayan reform olur mu?

Prof. Salih Neftçi AKP iktidara geldiğinde "Bunlar 500 bin memur azaltırlar ve değişimin marşına basarlar. Ümidim var" demişti.

Reform iyi ama eksik..

Reform adını hak etmesi ve Türkiye'yi demokrasiye taşıması için yüreğe ihtiyacı var!



Futbolculara çağrımız
Cuma gecesi İnönü'deki derbi sadece Romen hoca Lucescu'yu değil, sporcu ruhu taşımayan bir avuç sapkın dışında bütün Beşiktaşlıları utandırdı.

Ben de o gece ilk kez bir Beşiktaş maçına gitmekten pişmanlık duyarak ve bir daha uzun süre maça gitmeme kararı vererek evime döndüm.

Bir Beşiktaş taraftan olarak futbola gönül veren milyonlar üstünde umut ve heyecan yaratan açıklamalarından dolayı şimdi Beşiktaş Başkanı Bilgili'yi takdir duyguları ile selâmlıyorum.

Başkan Bilgili dün ev sahibi takım olarak, güvenlik tedbiri eksiğinden doğan sorumluluklarını kabul etti ve tribünlerden yansıyan çirkinliklerden birinin hedef aldığı Galatasaray'ın hocası Fatih Terim'den özür diledi. Sivil toplum liderliği yapan insanlara, örnek olması gereken faziletli bir tavırdır bu.

Şimdi aynı bilincin, futbolun emekçileri olan profesyonel futbolcularda uyanmasını ve tribün terörünü rakip takımlarda da olsalar bütün futbolcuların dayanışma içinde lanetleyerek püskürtmelerim bekliyoruz.

Renk aşkı, futbolun güzelliği ve dostluk, bir avuç kendini bilmeze feda edilmemeli. Onlardan gelecek destek kabul edilmemeli..

Cuma gecesi yaşanan çirkinlikler yüzünden maç durduğunda Beşiktaş ve Galatasaray futbolcuları, sarmaş dolaş tek vücut halinde olay yaratan tribünlerin önüne dikilselerdi ne olurdu?

Ben söyleyeyim:

O utanmazlar bile utanır, sonraki çirkinlikler cesaret bulamazdı.

Futbol milyonlarca insanın aşkıdır ama futbolcunun ekmeğidir.

Teröre karşı birleşmek futbolcuların yalnız ahlâki değil, hayatî borcudur!

DİĞER YENİ YAZILAR