Yumuşama vakti geldi

Haberin Devamı

Ulusal yas tutmayı gerekli kılan boyutta felâketler bazen beklenmedik altüst oluşlar yaratır.

Soma’daki maden faciası sözünü ettiğim dinamiği içinde saklıyor olabilir mi? Mümkün.

Başbakan’ın gizleyemediği asabiyeti, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinin yönetimini elinden kaçıracağı endişesinin sonucudur.

Geçen yılın Gezi Parkı protestoları yıldönümü bahanesiyle alevlendirilir mi?

Böyle bir ihtimalin varlığı hesaba katılmalıdır.

İktidarın her çalının altında hain casus ve cadı araması cumhurbaşkanı seçimi sürecinde kötü sürprizlerle karşılaşma korkusundan geliyor.

AKP iktidarının durumu ve Başbakan’ın frenlemekte zorlandığı asabiyeti, halkta birikmiş olan öfkeyi bir anda alevlendirebilir.

Ve olaylar Başbakan’ın Köşk hesaplarını altüst edebilir.

Kriz yüzünden yenilmiş ve tasfiye olmuş liderler var olduğu gibi kriz yönetmekteki becerisini kanıtlayarak büyümüş ve şansını artırmış liderler de çoktur tarihte.

Son olaylar Başbakan’ın kriz yönetmekte eskisi kadar iyi olduğunu göstermiyor.

Şu andaki krizin merkezi Soma’dır.

İktidarın bu krizi yönetme biçimi ilkel, duygusuz anlayışsızdır.

Hatalar ve halkta öfke nöbeti yaratacak ağırlıktaki söylemler ve şiddet içeren müdahaleler sabırları taşıracak negatif birikimler oluşturuyor.

Başbakan’ın 301 canın kaybını “işin tabiatı”na bağlaması Soma’yı ziyaretinde yaşanan tekme-tokat rezaletleri, gösteri yapanlara karışmış küçük çocukların altlarına kaçıracak kadar korkutulması, halka yardıma giden avukatlara reva görülen kötü muamele, ciddiye alınması, tedavi edilmesi gereken sapmalardır.

Suçları bir haddi aşan iktidarlar dinamit gibi tehlikeli olurlar.

AKP’yi yöneten zihniyet ve kendi yanlışlarının, orantısız güç kullanmakta gösterdiği fütursuzlukların başına dert açacağını anladığı zaman nasıl bir eylem çizgisi benimseyecektir?

Böyle durumlarda “inceldiği yerden kopsun” anlayışı ile hareket eden iktidarların az olmadığına tarih tanıktır.

Bir de şu var: Orantısız güç kullanmayı alışkanlık hâline getiren iktidarlar, bazen bir anda ceza görmeyi hak ettiklerini kabul etme çizgisine gelirler.

Bazı durumlarda öylesine yoldan çıkarlar ki, birikmiş korkuları yüzünden seçimde kaybettikleri iktidarı kavgasız gürültüsüz vermezler.

Şefkat beklemek hayalcilik olur ama hiç değilse saygı bekliyoruz.

Devleti bu kadar acımasız bir role sokmak, hiçbir demokratik iktidarın tercihi olmamalı!

NOT: Bir okurum sormuş: Niye milli bayramlar eskisi gibi kutlanmıyor?

CEVAP: Yeniler Atatürk’le yüzleşme cesaretine sahip olmadığı için!

DİĞER YENİ YAZILAR