Yumuşama işareti değil...

Haberin Devamı

Rejime diklenmenin siyasetçileri kahraman yaptığı bir ülke burası.

Böyle bir düzende rejimi tehditlerden uzak tutabilmek mümkün olabilir mi?

Olamadığını tecrübemizle yaşıyoruz.

Dün Ankara’da iki hoş gelişme cereyan etti.

MYK toplantısında AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat, “Cumhuriyet devrimleri Türk halkında travma yarattı” demeciyle ilgili açıklama yapmak istedi. Ancak Başbakan konunun uzamasını istemediği için Fırat’ın konuşmasına izin vermedi.

Bu tutum, AKP liderinin çatışmacı siyasetten uzak durmaya karar verdiğine yorulabilir miydi?

Üstelik o ümidi destekleyen bir gelişme daha olmuştu:

Başbakan Erdoğan’ın dünkü grup konuşması olarak kaleme alınan metinde, kendisine “kenara çekilsin” diyen MHP liderine ağır ifadeler taşıyan bir karşılık yer almıştı.

Ama Başbakan, Devlet Bahçeli’yi “mezar soygunculuğuna tevessül” etmekle suçlayan o sözleri okumadı.

Tercihi elbette olumludur ama bundan çok ileri anlamlar çıkarmak yanıltıcı olur. Çünkü...

Grupta Atatürk ve devrimler üstüne açılacak tartışmayı Erdoğan bu değerlere bağlılığı nedeniyle önlemiş olamaz.

Aldığı yüzde 47 oyun içinde Atatürk’e nankörlüğü affetmeyecek olan seçmenlerin önemli bir ağırlık taşıdığını tahmin etmiştir; mesele budur!

Devlet Bahçeli’den metindeki sözleri sakınması ise cumhurbaşkanlığı seçiminde ve türban değişikliğinde stratejik ortaklık yaptığı MHP’nin kendilerine “yine lâzım olacağı” tedbiridir.

Belli ki AKP, planını kapatılacağı hesabına göre yaptı ve değişmeyecek.

Lider kadronun en önemsediği şey milletvekillerini ve parti örgütünü diri ve bütün halinde tutabilmektir.

Bunun en ucuz yolu devletle kavga etmek ve bu yolla mağdur görüntüsü yaratmaktır.

Yaz aylarını kontrollü gerginlik içinde geçireceğiz.

*****


Anırmayın!

Özür dileme geleneğinden yoksun toplumların kaderi bu.

Tamir edilebilir bir yanlış, debelenmek yüzünden sahibini yutan bir kuyu oluyor böyle...

Dengir Mir Mehmet Fırat “travma” diye başladı, üç günde “anırma”ya dayandı.

“Devrim kanunları konusunda konuşanlar eğer bunların tamamını okuduysa ben Meclis’in ortasında eşek gibi anırırım” dedi.

Devrim kanunlarının tamamını okumak kişiyi ancak bilgili yapar. Ama kafası karışık ve vicdanı da nankörlük etmeye müsaitse o bilgi kendisini bilge ve hakşinas yapmaz.

Yine de kimse anırmasın.

Atatürk ve devrimlerinin Osmanlı enkazı altından çıkan yorgun ve yaralı insanları millet haline getirip onlara özgür ve çağdaş bir vatan kazandırdığını herkes zaten biliyor.

Bu gerçeği inkâr eden sözleri de anırma diye dinliyor. Yani...

“Eşek gibi anırmak” gereksiz zorlama olur.

Meclisin mehabetini bozmayalım!

DİĞER YENİ YAZILAR