Yumuşak hedef

Evrensel insan hakları ve ahlâkı, savaşların bile adaleti olması gerektiğine dayanır ve buna ait normlar koyar

Haberin Devamı

Evrensel insan hakları ve ahlâkı, savaşların bile adaleti olması gerektiğine dayanır ve buna ait normlar koyar.

Çünkü bu yapılmazsa kural tanımayan terörün tehdidi altındaki toplumlar, bir de devlet terörünün baskılarına ve acılarına hedef olur.

Terör kötüdür. Ama insanlara "Kırk katır mı, kırk satır mı" dedirten iki yönlü terör daha kötüdür. Demokrasiler, ortak tehdit karşısında devletle toplumun gönüllü işbirliğine dayanır. Bu işbirliği de insanların onurlarına ve özgürlüklerine zarar vermeden güvenliğin sağlanmasına imkân yaratır.

Türkiye, PKK'yı yenmenin zafer sarhoşluğu içinde uyuklarken dinci terörün baskınına uğradı.

AB üyeliği için şart koşulan demokratik kriteri yanlış okumamız bizi savunmasız bıraktı. Masum insanları korumak için kötüleri izlemenin ve önlemenin yalnız güvenlik için değil demokrasi için de şart olduğunu unuttuk.

Şu anda iki milyonu aşkın yabancı Türkiye'de izinsiz olarak yaşıyor. Doğu ve Güneydoğu'da üç bine yakın yabancı ajan bulunduğu belirtiliyor. Bu insanlar, bin bir türlü kötülük için ülkemizi av sahası olarak kullanıyor. Ne karışan, ne eden.. Bu demokrasi mi?

Teröriste özgürlük
Eski içişleri Bakanlarından Sadettin Tantan, Yalçın Bayer'e uyarıcı açıklamalar yapmış. Tantan, teröre karşı Batılı ülkeler güvenliği artırmak için özgürlükleri kısıtlarken, bizim AB'ye uyum yasaları ile Ulusal Güvenlik Stratejisi yeteneğimizi ortadan kaldırdığımızı söylüyor.

Terörün unsurları olan kara para ve insan hareketlerini yasal kısıtlamalar nedeniyle takip edemediğimizi anlatıyor ve şöyle diyor:

"PKK gelir adliyeyi basar, El Kaide veya Hizbullah İsrail ve İngiliz binalarını bombalar, insanlarımız can verir, siz de nutuk atar durursunuz" diyor.

Ulusal güvenlik arşivi MGK'daydı. Tantan'a göre MGK'nın yapısı uyum gereği değişince bu önemli hizmet aksadı. Bu yetmiyor gibi tecrübe kazanmış uzman personel darmadağın edildi.

İstihbarat uzmanları, dinci terörün Türkiye'yi "yumuşak hedef" olduğu için seçtiğini söylüyor. Çünkü Türkiye mükemmel bir demokrasi (!) ve teröristler en geniş özgürlükleri bu topraklarda buluyorlar!

Londra kale gibi..
Bu yüzden kimse AB'ye düşman olmamalı. Çünkü AB bize "Güvenliğinizden vazgeçin" demedi, "Bu işin karar vericileri ve yönetimi sivilleşsin" dedi. O kadar.. Demokrasi zaaf rejimi değildir.

Birkaç günlüğüne gittiğim Londra'da İngilizlerin teröre karşı ne kadar güçlü bir kale inşa ettiklerini gördüm. Hava limanında pasaport kontrolü iki aşamada, iki kere yapıldı. Sakallı ve Ortadoğulu tiplerin üstleri ve çantaları arandı.

Eğer bir tanıdığınızın evine gitmişseniz, bina sorumlusu kimin yanında, kaç gün kalacağınızı yerel polise mutlaka bildiriyor.

Bilgisayarımda bir arıza oldu. Yardım almak için bir büyük mağazaya gittim. Gecikme ihtimaline karşı gazeteyi cep telefonuyla haberdar edeceğim. Bilgisayar çantamı yere bırakmak üzereyken güvenlik memuru "Hayır, bunu yapamazsınız" dedi.

İngiltere El Kaide için Türkiye'den daha öncelikli bir hedeftir. Ama katiller İngiltere'ye Türkiye'de saldırıyorlar.

Türkiye'yi "yumuşak hedef" olmanın onur kırıcı zaaflarından bir an önce kurtarmak zorundayız.

Ahlâk problemi olmayan bir iktidar, demokrasiye zarar vermeden ülkeye bu gücü kazandırabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR