Başbakan Erdoğan Norveç ziyareti sırasında güçlü ve gerçekçi mesajlar verdi.
Nobel Enstitüsü'nde Kürt ayrımcılığı, azınlık tartışmaları ve PKK terörü konusunda açıkladığı görüşler bildiğimiz gerçeklerdi. Konuşmanın farkı ve önemi, bunların bölücüler tarafından aklı çelinmiş bir toplum önünde seslendirilmesinden geliyor.
Erdoğan Oslo'da yeni bir şey söyledi:
"Bizim için Kürt sorunu yoktur."
Bu sözleri, kendilerinin Kürt olduğunu söyleyen bazı kişilerin sorularına verdiği cevabın özü idi.
Ülkedeki çeşitli etnik kökenlerden gelmiş insanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında birleştiren reformları yapan, kültürel hakları veren bir hükümetin başbakanı olmak Recep Tayyip Erdoğan'ı güçlü kılıyor. Bu gücü akıllıca kullanmıştır.
Türkiye, kültürel çoğulculuğa saygı göstererek siyasal birliğini korumaya çalışıyor.
Kürtler, ulusu oluşturan öteki etnik unsurlarla yüzyıllar boyunca kaynaşmış, birbirlerinden ayrılması imkânsız hale gelmiştir. Bölücülük, kendi yarısını inkâr eden insanların ihanetidir.
Irkçıların iddia ettiği anlamda Türk olmadığı gibi Kürt de yoktur. Kürdüm diyenler vardır. Onlar şimdiye kadar en yüksek mevkilere gelebilme şansını hep kullandılar, kullanacaklar.
Düne kadar sorun kültürlerini yaşayıp geliştirememekti, AB vizyonu o şikâyetleri de geçersiz kılacaktır.
Erdoğan, PKK ağzı kullanarak savaştan söz eden gruba cevap verirken "PKK ile Kürt kavramlarını birbirine karıştırmamak" gerektiğini belirttikten sonra şöyle dedi:
"Sizin savaşınız barışı tehdit ediyorsa tabii ki Türkiye Cumhuriyeti hükümetini de, güvenlik güçlerini de karşısında bulacaktır. Ben Rizeliyim, eşim Siirtli. Siirt'ten milletvekili seçildim."
Nobel Enstitüsü'ndeki konuşma ardından parlamentoyu ziyareti sırasında bir grup PKK sempatizanı Başbakan'a yumurta attı.
Bu, Erdoğan'ın hak ettiği bir tepkiydi. Herhalde üzülmemiştir.
Bölücülerin yumurta atması, çiçek göndermelerinden iyidir!
Vazgeç çağrısı
Dileriz Başbakan ve kurmayları fark etmiştir.
Hemen tüm ülkelerde ulusal medya, ağırlayacakları yabancı devlet büyüklerinin gelişinden önce onu tanıtan programlar yayınlıyor.
Norveç'te de öyle oldu.
Devlet televizyonu Erdoğan'ı karikatürist mahkûm ettiren, eleştiri ve espriye tahammülsüz bir kişilik olarak tanıttı.
Başbakan'ın aldığı tazminatlara değer mi bu kötü propaganda?
Erdoğan'a açtığı davalardan ve kazandığı tazminatlardan vazgeçmesi için yaptığımız çağrıyı tekrarlıyoruz.
Gördü işte; şöhreti ondan önce gidiyor ve gittiği yerde onu karşılıyor.
Zararın neresinden dönse kârdır.
Yumurtalı tepki
Başbakan Erdoğan Norveç ziyareti sırasında güçlü ve gerçekçi mesajlar verdi
Haberin Devamı

