Yumruk kalktı

Haberin Devamı

Sınır ötesi operasyon için hükümete yetki veren tezkereyi meclis büyük bir çoğunluk oyu ile kabul etti.

Hükümet her an Türk askerini Kuzey Irak’a gönderebilir artık!

Bu karar hemen savaşa giriyoruz anlamına gelmiyor tabii. Türkiye’nin kararlılığını gösteren bu adım, maceracı eğilimler üstünde caydırıcı etki yaratacağı için savaşın ihbarı değil barışın şansı olacaktır.

Çünkü artık kumarın bedeli vardır. Bakın Kuzey Irak’ta düne kadar şahin taklidi yapan kerkenezler dut yemiş bülbüle döndü.

“Biz Bağdat’a sahip değiliz, Kürtlere nasıl söz geçireceğiz?” bahanesine yaslanan Irak Başbakanı Maliki hemen PKK’nın Irak’taki varlığına son verme konusunda kesin kararlı olduklarını söylemeye başladı.

Devlet Başkanı Talabani Paris’ten yetişti:
“PKK’nın eylemlerine son vermesini aksi halde Irak’ı terk etmesini istedik.”

Amerikan Dışişleri Bakanlığı, sınır ötesi operasyonun PKK’yı bitirmeyeceğini öne sürdü.
Bunu nereden biliyorlar belli değil ama Amerika terörle mücadele yeminine sadık bir ahlâkın liderliği altında olsaydı işbirliği yapardı ve PKK da bir daha eylem yapamayacak biçimde bitirilebilirdi.

O nedenle telkinleri artık Türk halkının gözünde değer taşımıyor.

Evet, operasyon büyük ihtimalle PKK’yı bitirmeyecektir ama koynunda yılan besleyenlere bunun bedeli olduğunu öğretecektir. Bu bile çok şeyi değiştirecektir.

Ayrıca şuna cevap versinler:
Askerleri öldürüldüğü zaman misliyle karşılık veren İsrail’e Amerika “dur” diyor mu?
Amerika “terör var” bahanesiyle Irak’ı işgal etmedi mi?

El Kaide Meksika’da kamplar kursa, Teksas’a saldırıp kaçsa, Amerika “Sınır ötesi harekât yapılmasına olumlu bakmıyoruz” diyecek olan bir yabancı büyükelçinin yüzüne tükürmez mi?
Neyse, artık kartlar açılmıştır. Türkiye ulusal onuru ile garanti ettiği bir angajman altındadır: Saldırıya uğradığı takdirde kuvvetle tepki verecektir.

Buna rağmen büyük bir tahrik olmazsa Başbakan Erdoğan’ın önümüzdeki ay Başkan Bush ile yapacağı görüşmeye kadar askeri bir eylem beklenmemelidir.
Ama hukuki ve ekonomik kısıtlamalardan oluşan yaptırımlar o güne kadar korku verici bir kararlılık yansıtacak biçimde işletilmelidir.
Bu saatten sonra “blöf yapan bir Türkiye” görüntüsünden daha büyük bir kötülük yapılamaz ülkeye.

Çünkü işte o zaman savaşsız çözüm şansını yok ederiz!

İyi haberler

Kongrede rüzgâr tersine döndü.
Ciddi bir tehlike, fırsata dönüşmeye başladı.
Ermeni tasarısının genel kuruldan geçmesine izin vermeyecek oy kaymaları yaşanıyor.
Ermeni tasarısı genel kurulun gündemine alınmayabilir.

Bu elbette bizim için kazançtır ama asıl kazanç, gerilim sayesinde aklıselimin egemen olmaya başlamasıdır.

Dünkü Wall Street Journal, Meclis Başkanı Pelosi’yi siyasi çıkar uğruna ülkenin dış politikasına zarar vermekle suçladı.
Gazete “1915 olaylarına ilişkin tasarının ABD dış politikasına ait olmadığını” yazdı.
Times da “Son derece tartışmalı olan tarihi bir mesele Kongre’yi hiçbir şekilde ilgilendirmez” dedi. Kongre’nin “1915 katliamını tarihçilere bırakmasını” ve Amerika’nın kendi günahlarını sorgulamasını önerdi.

Ermeni iddialarını Amerika’da çürütmek için çok elverişli bir psikolojik ortam oluşmaktadır. Bu fırsatı vakit yitirmeden değerlendirmeliyiz.
Amerika’nın Irak nedeniyle Türkiye’ye bağımlılığı sonsuza kadar devam etmeyecek!

DİĞER YENİ YAZILAR