Japonya'da olsaydı, bu kâbus treninin mucidi iki satır özür mektubu bırakır intihar ederdi.
Biliyorsunuz, Kobe depreminden sonra evlere su bağlantısı gecikti diye belediye başkanı intihar etmişti.. Bu derece bir hassasiyet beklemiyoruz.
Kalitelerine ulaştığımızı iddia ettiğimiz AB'nin herhangi bir ülkesinde ise böyle bir facianın ilk ve kaçınılmaz sonucu Ulaştırma Bakanı'nın istifası olurdu. Bu kadarcık bir saygıyı biz de hak ediyoruz.
O nedenle de talep ediyoruz.
İstifa, olayın hukuki değil insani boyutudur. Hukuk daha derine inecek, hesap soracak, suçu belirleyecek ve suçluyu cezalandıracaktır. İktidar çoğunluğunun sanığı ve sanıkları yargıdan kaçırmamasını talep ediyoruz.
Binali Yıldırım önce istifa etmeli, sonra Yüce Divan'da hesap vermelidir.
Cahil cüreti..
Bu meclis, eski Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ı, kendinden önce açılmış batık kredilerden sorumlu tutulan banka genel müdürü hakkındaki soruşturma istemini işleme koymadığı için Yüce Divan'a gönderdi.
Meclisin iradesine kimse bir şey diyemez, göndersin.. Ama siyasi atraksiyon uğruna insanların hayatı ile kumar oynayan bu hükümetin en azından Ulaştırma Bakanı'nı da göndersin!
Çünkü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım "Eski alt yapıda hızlı tren işletmek cinayettir" diyen bilim adamlarını dinlememiştir.
Oysa imam hatip okullarında öğrettikleri kadar fizik bilmek bile bu uyarıyı ciddiye almaya yeterdi.
Ama cehalet güç sahibi olduğu zaman cüretkâr, bir o kadar da küstah olabiliyor. Bilimin çaldığı tehlike çanları umursanmamış, horlanmış, alaya alınmıştır.
"Bize bir şey olmaz" kafası ıslâh olmaz. İflâs ettiği noktada yalan söyler. "Takdiri ilâhi" deyip Allah'ı bile istismar edebilir..
Bunların hepsi olmadı mı?
Halka hakaret
"Pamukova toplu kıyımı" pozitif bilimle barışık olmayan bir iktidarın raydan çıkması olayıdır. Dünyada benzeri olmayan bu "hızlandırılmış tren"in ilk seferinde Başbakan'ın kırmızı şef tren şapkasıyla çekilmiş fotoğrafı hiç unutulmayacaktır. Unutulmasın da..
Belki teknik araçların dinle imanla yürütülemeyeceğini, uçurulamayacağını bu sayede öğrenirler, hepimiz öğreniriz.
Ama en azından Ulaştırma Bakanı bu katliamın hesabını Yüce Divan'da vermelidir. İki makinist içerde tutulurken onun "Bu olayda siyaset yapmayı ayıp sayıyorum" diye konuşabilmesi kurbanlara ve halka küfürdür.
Siyaseti kendileri yaptı, insanları onların egoizmi öldürdü..
Binali Yıldırım, şov uğruna bu treni sefere çıkararak görevi suiistimal ve ölüme sebebiyet suçlarını işlemiştir.
Bakanı yargıdan kaçırmak, kaçıranları da suç ortağı yapacaktır!
Yüce Divan'a!
Japonya'da olsaydı, bu kâbus treninin mucidi iki satır özür mektubu bırakır intihar ederdi
Haberin Devamı

