Yol yakınken...

Haberin Devamı

Türkiye’nin rejim kavgalarına sürüklenmesinden korkan insanları dün Ankara’da dolaşan bir haber sevindirmiş olmalıydı...

Habere göre AKP iktidarında, Anayasa değişikliğini meclisten geçirdikten sonra türbanla ilgili YÖK Yasası düzenlemesini bir süre bekletme eğilimi belirmişti. Ne hoş?..

Bazı partiler türban yasağını kaldırmak konusunda seçmene söz vermiş ve şimdi yeri geldiğine inanarak vaatlerini gerçekleştirmek üzere eyleme geçmiş olabilirler.

Ama madem ki bu hamlenin bir Anayasayı ihlâl suçu yaratacağını, çünkü değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek laiklik ilkesinde bir gedik açma tehlikesi doğuracağını belirterek ana muhalefet partisi, yargı kurumları ve üniversiteler ayağa kalkmıştır; bir şey olmamış gibi yola devam edilemez.

Bu korkuların yerinde olup olmadığını anlamak için beklenmesi aklın emridir.

AKP türban değişikliği ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nde açılacak davanın sonucunu görmek istedi ise doğru bir iş yapmıştır.

Çünkü bunun doğal uzantısı olarak yüksek mahkeme anayasa değişikliğini onaylarsa baş örtüsünü tarif eden YÖK Kanunu düzenlemesine yol verilecek, onaylamadığı takdirde vazgeçilecektir.

Meğer yine cinlikmiş!

Siyasetçiler hakkında iyi şeyler düşünenler, onların dar menfaat kaygılarını aşarak yeminlerinde şerefleriyle garanti ettikleri sorumlu ve ilkeli insanlar olmaya karar verdiklerini hayal edenler Türkiye’de hep yanılmaya mahkûmdur.

Bu tecrübe kimbilir kaçıncı kez tekrarlanacak...

Çünkü iktidarın bu düşünce egzersizini laikliğe karşı suç işlemekten sakınmak, üniversiteleri ve ülkeyi altüst olma riskinden korumak amacıyla benimsemediği haberleri de aynı hızla geldi.

Belirtildiğine göre iktidar bu taktiği ile sözde niyetini örterek Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı çıkması ihtimalini zayıflatacağını hesap ediyor.

Bazı akıl hocalarının önerdikleri bu taktik işe yarayabilir mi?

Bizce imkânsız denecek kadar zordur. Çünkü AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarında türbanla laiklik arasında kurulan özdeşlik, yüksek mahkemeye yol gösterici olacaktır.

İktidar YÖK Yasası ile ilgili düzenlemeyi işleme koymasa ve türbanı telâffuz etmese bile Anayasa Mahkemesi, önüne gelen değişikliklerin hangi amaca hizmet ettiğini elbette bilecek, düzenlemeyi “teklif dahi edilemez değişiklik” noktasından iptal edecektir.

Hileli bir yolla Anayasa’daki laiklik ilkesinde gedik açılmasına izin vermeyecektir.

Yargı daha ne desin?

AKP ve MHP keşke yol yakınken dönme erdemini gösterebilseler.

Yargıtay Başkanvekili Şirin’in dünkü uyarısı, öteki uyarılar gibi haksız bir tehdit olarak değerlendirilmemelidir.

Uyarı görevi yapan kurumları suçlayan yaklaşımlar iktidara haklılık kazandırmıyor.

Yargıtay Başkanvekili Şirin, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 28 Eylül 2007 tarihli bildirisini hatırlatırken “Birbirimizi etkilemek ve dinlemek zorundayız” diyerek şu uyarıyı yaptı:

“Başkanlar Kurulu, Cumhuriyetin vazgeçilmez temel dayanağını oluşturan laiklik ilkesinin ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla çerçevesi çizilmiş olan laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılmasının kesinlikle kabul edilmez olduğunu belirtmiştir. Yargıtay bu sözlerinin arkasındadır. Hukuken arkasındadır, hukuki eylemlerle de arkasında olacaktır.”

Tayyip Erdoğan gücünü, laik cumhuriyetin başbakanı olmaktan aldığını hiç unutmasın.

Kendini koruması, laik cumhuriyeti korumasına bağlıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR