Yol doğru ama...

Haberin Devamı

Başbakan dört ay önce “üniversite giriş sınavlarını da hazırlık kurslarını da kaldırıyoruz” demişti.

Bu haberi duyup da heyecanlanmayan aile olmamıştır herhalde ülkede.

Çünkü herkesin derdi çocuğunu iyi okullarda okutmak ve bunu da maddi yıkıma uğramadan başarmak..

Ne var ki o sözlerin ardından bir sessizlik dönemi yaşandı. Çoğumuz “dershane lobisi bu kez de tehlikeyi savuşturdu” diye düşündü.

Ama öyle olmadı; Başbakan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda dershanelerin ve sınavların kaldırılması ile ilgili hazırlığın ne aşamada olduğunu sordu.

Kurmaylarının “Zor bir çalışma ve zaman alacak” cevabını kabul etmedi “Bir an önce sonuçlandırın” talimatını verdi.

Türkiye’de dershaneler 10 milyar dolarlık bir ekonomik aktivite oluşturuyor.

Üniversiteye girişte iyi okulların yarattığı farkı, devlet liselerinde okuyanlar nasıl kapatacaklar?

Dershane lobisi daha pek çok haklı şüphe üretecektir. Onun cevabı da şu:

Böyle bir dershane rezaleti hiçbir yerde yok. Doğru çözüme yöneldiğimizde doğacak boşluklar kendi doğası içinde çözümlerini üretecektir.

Dershanelerin kalkması, liselerin kalitelerini daha açık ortaya çıkaracağı için eksik olan yarışma ve rekabet ruhu uyanacaktır.

Bu reform zamanla her üniversitenin öğrencisini kendisinin seçmesine olanak tanıyan ideal uygulamanın da zeminini hazırlayacaktır.

Tehlike, 4+4+4’teki gibi ideolojik niyetleri gizlemek amacıyla başvurulacak aceleciliğin yaratacağı sonuçlardır.

Son eğitim reformu ile AKP’nin imam hatip okullarının orta bölümlerini açmak istediği söylenmişti.

Ama müfredata dâhil edilen din ağırlıklı derslere bakınca “bütün okullar imam hatip olacak” diyenlerin haklı çıktıklarını görüyoruz.

Aynı zihniyet planlamıyordur umarız son projeyi.

Eğitimi sadece “Dindar nesil yetiştireceğiz” amacına mahkûm etmek vebaldir.

Dinen bile makbul değildir!

Tedbirsiz kutlama

Kıdem Tazminatı Fonu ile ilgili yasa hazırlığı 11 milyon çalışanın kafasını meşgul ediyor.

Çünkü taslakta radikal hükümler var.

Mesela her çalışma yılı için 1 aylık ücret üzerinden ödenen kıdem tazminatı yeni dönemde 13 günlük ücret üzerinden, üstelik vergi kesintisi de uygulanarak ödenecek.

Ayrıca hak edişlerle ilgili zaman sınırlamaları getiriliyor.

Son Bakanlar Kurulu’nda Başbakan Erdoğan’ın Çalışma Bakanı’na sert bir uyarıda bulunduğu haberi geldi:

“Nedir bu kıdem tazminatı tartışmaları? Sendikalar bağırıyor, ortada bir taslak dolaşıyor. Böyle şey olur mu? Kaldırın bu çalışmayı. Kıdem tazminatı konusu bugünün konusu değil. Kapatın!”

Türk İş, Başbakan’ın kararını “emeğin zaferi” olarak kutluyor.

Bizce tedbirsiz bir kutlamadır.

Önümüzdeki iki yılda üç önemli seçim yaşanacak. Besbelli seçime yönelik bir manevra söz konusu.

Şifre Başbakan’ın “Kıdem tazminatı bugünün konusu değil” sözüdür.

Tercümesi “Seçimden sonra düşünürüz!”

DİĞER YENİ YAZILAR