Yok artık!

Haberin Devamı

Vatandaş laik rejimle, üniversite yargı ve ordu ile AKP’nin bir alıp veremediği olmadığından emin olsa...

Evet, halk bundan emin olsa inanın anketler yüzde 60 bile dese kimse rahatsız olmaz. Ama oluyor çünkü güveni yok.

AKP’nin oyları, başındakileri şaşırtacak kadar yükselirse ne tehlikeler doğacağı sorusu var ya, işte bu büyük tedirginliğe sebep oluyor.

KONDA’nın dün Tarhan Erdem tarafından açıklanan son anketinden haberdar olanlar başlarına 48 kiloluk balyoz yemiş gibi oldular.

Çünkü Tarhan Erdem AKP oylarının yüzde 48’e dayandığını, CHP’nin ise yüzde 20’nin altında kaldığını söylüyordu.

Bu iddia “Ya sayı saymayı bilmiyor ya dayak yememiş” sözünü hatırlattı.

Yüzde 80 katılımlı bir seçimde AKP’nin bu kadar oy alması için bir önceki seçimde elde ettiği 10,8 milyon oyu 16,3 milyona yükseltmesi gerekecektir.

Bu, 5 yıl önceki oyunu yarıdan daha fazla artırması demek oluyor.

Böyle bir ihtimal var mı?

Sokaktaki her iki kişiden biri AKP’li mi?

MHP yüzde 14 oy alıp 70 milletvekili

çıkaracaksa bunları kimden alacak?

Propaganda makinesi

KONDA’nın başı Tarhan Erdem’in şöyle bir saptaması da var:

“Yüzde 70’in üstündeki bir kesim oy vereceği parti tercihine bakmaksızın AKP iktidarını beklemektedir...”

İşte meselenin özü burada.

Belli ki AKP’nin propaganda makinesi böyle bir stratejik hedef koymuş ve neredeyse bütün seçmenleri AKP’nin iktidarına şartlandırmışlardır.

Makulü savunanlar bile “Yüzde 40 ve üstü hayaldir” derken AKP’nin tuzağına, yani yüzde 39’un gerçekçi olacağını kabul etmiş duruma düşüyorlar!

Anket bombardımanının yarattığı teslimiyet duygusu AKP’nin marifetli propaganda takımının başarısı olarak değerlendirilebilir.

Ancak toplumun akıl sağlığını ve demokrasinin namusunu korumakla yükümlü güçler için ne anlam taşıyor?

Bizce onların hezimeti sayılmalı.

Bir halk ancak bu kadar iğfal edilebilir, bir seçim “ayna tutuyorum” bahanesi ile ancak bu kadar yönlendirilebilir.

Hukuk bu suiistimale karşı halkı ve rejimi korumalıdır.

Sigortası bozuk anketler

Batı’da kasıtlı yönlendirmelere karşı cezai yaptırımlar uygulanmıyor, suç piyasa işleyişi içinde cezasını buluyor.

Çünkü oralardaki araştırma şirketlerinin asıl gelirini piyasa araştırmaları sağlıyor. Siyasi anketler işlerinin yüzde 10-15’i...

Ama bu anketler kamuoyuna açıklandığı için yanılgılar asıl gelir getiren müşterilerin kaybedilmesi sonucunu doğuruyor.

Bu sigorta bizde işlemiyor.

Türkiye’de sırf seçim anketi yapmak için kurulmuş araştırma şirketleri var. Ve AKP iki yıldan beri üç anket şirketine düzenli iş veriyor.

Haliyle bu şirketler toplumun nabzını tutmaktan çok propaganda makinesinin uzvu gibi çalışıyorlar.

Araştırmalar doğru ise bu yanlışa karşı meclisin yasal tedbirler getireceğini bekleyemeyiz. Şu andaki tek ümit, Tarhan Erdem’in yanıldığı zamanlarda “küçük pardon”larla geçiştirilemeyecek
yanlışlara düşmesidir.

2004 yılındaki seçimlerde AKP’nin yüzde 59 oy alacağını tahmin etmiş, sonuç 42 çıkmıştı. Şimdi 48 diyor.

17 puanlık yanılma payı Tarhan Erdem’e özel bir haksa helâl olsun.

Dileriz yine kullanır.

Güle güle, tepe tepe kullansın!

DİĞER YENİ YAZILAR