Yine yürek çarpıntısı..

Haberin Devamı

Emekçilerin bayramı, yine yürek çarpıntıları çekmenin sebebi olacak.

Taraflar durdukları yere adeta kazık çaktılar.

Sendikalar “Kutlama Taksim 1 Mayıs Meydanı’nda yapılacak; bundan taviz vermeyeceğiz” dedi.

Buna karşılık Valilik “İnşaat alanı olan Taksim Meydanı’nda bayram kutlamanın fiziki şartları yoktur” diye itiraz etti.

Bir hafta uzlaşmak için yeterli zamandır. Ama yapamadılar.

Bir uzlaşmaya varılamamış olması, iki tarafın da basiretten yana yetersiz kaldıklarını gösterir.

Başbakan sendikacıların randevu talebini kabul etti ve şu soruyu sordu onlara:

“Burada yapılacak bir törende, bırakın 20 kişiyi, 30 kişiyi, bir kişinin ölümüne dayanabilir misiniz?”

Başbakan’ın müdâhil olduğu uyuşmazlık, çözümle sonuçlanmak zorundadır.

Başbakan sendikacılarla konuşmayı göze almışsa “ikna edemedim” deyip olayları akışına bırakamaz.

“Benden günah gitti” deyip seyirci koltuğuna oturamaz.

Devletin gücünü bayramın öznesi olan emekçilere karşı acımasızca kullanmak bayramın ruhuna yöneltilmiş saldırı olur. Böyle bir tercihin doğuracağı sonuçları önlemek için iki taraf sorumluları son dakikaya kadar ellerinden geleni yapmalıdırlar.

Emekçi yığınları 1977’deki meşum saldırının anısı mı Taksim’e çekiyor?

O tabunun, daha kaç yıl peşimizden gelmesine razı olacağız?

Sendikalar daha anlayışlı olabilirdi, olmadı. Ama özveri yine de devlete düşüyor. Yasağı çiğneyen vatandaşı pişman etmek bugünün tedbiri olmamalı.

Taksim’e yığılacak polisler cezalandırıcı değil, koruyucu bir işleve dönüşmelidir.

1 Mayıs kutlu olsun.

Allah ülkemizi korusun!


Psikolojik yardım

Çözüm sürecini erken bir barış şenliği havasında yaşıyoruz ama acele mi ediyoruz?

PKK’nın dağdaki önderi Murat Karayılan, Kürt televizyonuna söyledikleri ile böyle bir şüpheyi fazlasıyla yaratmıştır.

Silâhlara veda için Öcalan’ın serbest bırakılması şartmış!

Özel kuvvetler ve koruculuk sistemi tasfiye edilmeli, PKK’nın adı uluslararası terör örgütleri listesinden çıkarılmalıymış!

Bu şartlar pazarlıkta öne sürülse eminim çekilme kararı oluşmazdı.

Kandil “Çekilme kararı herhangi bir şarta dayanmıyor” demedi mi?

Karayılan ne yapmak istiyor?

İyimser tahmin şu olabilir:

İki taraf tabanlarındaki tepkilerin boşalmasını sağlayacak propaganda üretmekte anlaşmış olabilirler.

Ama dikkat... Çok uçmamak lâzım!

DİĞER YENİ YAZILAR