Yaygın olarak kullanılan ata sözümüzdür; her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Aynı şekilde her partinin farklı siyaset anlayışı olduğu gibi kendine özgü hükümet etme üslubu da oluyor.
Bu farklılığın garipsenecek, korkulacak bir yanı yoktur aslında.
Yeter ki yenilen şey yoğurt gibi faydalı bir şey olsun, yiyen de yiğitliğin erdemlerini üstünde taşıyan biri!
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra AKP zihniyetinin devletteki kapsama alanı çok genişledi.
Sezer’in Çankaya’daki varlığı AKP için bazen ayakbağı oldu ama çoğu zaman yol güvenliğini sağlayan bir fren, bir sigorta idi o.
Bu görevi Gül’ün devralması AKP iktidarını hatalara karşı savunmasız duruma düşürecek mi; yakında görmeye başlayacağız.
Eski bir hesap
Cumhurbaşkanı Gül’ün Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevi için yaptığı seçim hataya düşme riskinin az olmayacağını düşündürüyor.
Çünkü Genel Sekreter atanan Mustafa İsen, Gül’ün MİT’le olan eski bir hesabının görülmesi anlamına gelen bir takıntıyı simgeliyor.
2002 yılında Gül’ün başbakan olduğu ilk AKP hükümeti zamanında Mustafa İsen Kültür Bakanlığı’na müsteşar atandı. Ama MİT atama için “olumsuz görüş” bildirdi.
Gül MİT’e tepki göstererek “duyumlardan elde edilen bilgilerin değil sadece adli makamlara intikal eden eylemlerin dikkate alınması” gerektiğini savunan bir uyarı gönderdi.
Bütün bu atışmalar ve yazışmalar medyaya sızınca MİT de zamanın başbakanı Gül’e hazmı kolay olmayacak örtülü suçlamalar içeren bir cevap yolladı.
Burada “yapılan soruşturmanın deşifre edilmesi, yetkisiz kişilere ve hatta hakkında tahkikat yapılan şansın kendisine verilmesi” eleştirildi, ayıplandı.
MİT’e inat mı?
Yüksek devlet sorumlulukları taşıyacak kişilerle ilgili liyakat ölçülürken Gül’ün o gün dediği gibi yalnız yargı kararlarına bakmakla yetinmek doğru olur mu?
Bizce hayır... Tayini yapacak irade o kişinin siyasi eğilimini, inancını, alışkanlıklarını üstleneceği işin selâmeti için bilmek ister.
Bu uygulamanın bazı haksızlıklar doğurduğu olmuştur kuşkusuz ama yararı herhalde daha fazla olmuştur ki devlet bugüne kadar korunabilmiştir.
Neyse, sonuçta MİT’in “yapma” dediği halde müsteşar yaptığı bürokratı şimdi Abdullah Gül Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği makamına getirmiştir.
MİT beş yıl önce onu hangi nedenlerle sakıncalı bulmuştu bilmiyoruz. İnanıyoruz ki Cumhurbaşkanı Gül kararını vermeden önce bunları sorup öğrenmiştir.
Herhalde MİT’ten rövanş almak uğruna kendisine de zarar verecek bir sakıncalıyı Köşk’ün 2 numarasına getirmez!
Akıl öyle diyor ama yine de dua edelim:
Allah devletimizi korusun, amin!
Yiğit ve yoğurt
Haberin Devamı

