Almanya ile Fransa’nın örneği uluslar arasında ebedi düşmanlıklar olmayacağını kanıtlıyor.
İkinci harpte birbirini boğazlayan bu iki ulus, tarihin en büyük siyasi bütünleşme başarısı olan Avrupa Birliği’nin en öndeki ortaklarıdır bugün.
Türkiye ile İsrail arasında karşılıklı menfaatlerden de beslenen köklü bir dostluk vardı. Gazze ablukasını delmeye dönük girişime İsrail’den gelen insanlık dışı tepkinin sonuçları iki ülke için de büyük değer taşıyan bu dostluğa ağır darbe vurmuştur.
Bölge ve dünya barışının şu dönemde en çok ihtiyacını duyduğu şey barış yapıcı devlet adamlığı yaklaşımlarıdır.
Akılcı tercih...
Artık Türk halkını İsrail’e kışkırtan, İsrail halkında da ulusal onuruna sahip çıkma ihtiyacı uyandıran söylevlere ara vermek aklın emridir.
İsrail uluslararası camiada hiç bu kadar yalnız kalmamıştı.
Şimdi siyasetçilerimiz karar vermeli: Bu avantajı iç politika kazanımları için mi sömürelim, yoksa Gazze’deki mağdurlar yararına mı kullanalım?
Perşembe akşamı İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze ablukasını yumuşatmaya dönük bazı çalışmalar yapıldığını açıkladı.
Amaç bağcıyı dövmek değilse Başbakan Erdoğan bu tür fırsatları değerlendirmeli olumlu adımların işe yaradığını karşı tarafa hissettirmelidir.
Fakat dünkü Konya konuşması, çözüm yolunu açan bir yapıcılığı yansıtmak yerine boyun eğdirmeye dönük suçlama ve tehditler saçıyordu.
Nedenmiş o ?..
Haksızlığa başkaldırmak iyi ama ölçüyü kaçırmamak koşulu ile.. Başbakan dün şöyle dedi:
“Kudüs’ün kaderi İstanbul’un kaderinden ayrı değildir. Gazze’nin kaderi Ankara’nın kaderinden ayrı değildir!”
Ne demek bu?
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin kararlılığını göstermek için sarfedilmiş sözlerdir” bahanesiyle bile kabul edilemez bu bağlantı.
İstanbul’un ve Ankara’nın kaderi, hiç bir başka kaderle asla birleştirilemez.
Din istismarcılığı yapmanın kurnazlığı dışardan bile farkediliyor. Nitekim Jerusalem Post’ta çıkan bir yazıda şu değerlendirme yapıldı:
“Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın da halkını memnun etmek için gürültü yapması gerektiğini anlamalıyız. Bu bizim oynanmasına izin vermemiz gereken bir iç politika sorunu. Nihayetinde 9 insan öldü ve Gazze ablukası halâ duruyor..”
Eğer maksat İsrail düşmanlığından yola çıkarak Türkiye’yi Batı’dan koparıp başka bir dünyaya taşımak değilse Gazze meselesini dinle ilişkilendirmekten vazgeçip insani yardım misyonu çerçevesine hızla taşımak gerekiyor.
ABD Başkanı Obama haklı: Bu olay Ortadoğu barış çabalarının ilerletilmesi için fırsat sunabilir.
Çünkü çözüm uzadıkça doğacak tehlikelerin büyüklüğü hakkında yaşanan trajedi herkes için öğretici olmuştur.
Yeter artık, oynamayın!
Haberin Devamı

