Yeni CHP hemen!

Haberin Devamı

Kılıçdaroğlu, damgasını vuracağı yeni CHP için ilhamı doğru yerlerde arıyor.

Geçen hafta AB başkentine gitmişti, bu hafta Almanya’da önemli temaslar yaptı.

CHP’nin dış ilişkiler defteri beyaz sayfalardan oluşuyor. Bir sosyal demokrat parti olarak CHP’ye kazandırılacak siyasi kimliği yapılandırmakta, daha doğrusu CHP’ye yakıştırılan “çağ dışı” damgasından arınmakta bu ilişkilerin yardımcı olacağı hemen görülecektir.
İçine kapanmış bir partinin kendi ufkunu daralttığı gibi ülkeye yarar sağlamakta yetersizliğe düşebileceğini dünkü temaslardan yansıyan ifadeler açığa vuruyor.
Kılıçdaroğlu’nun buluştuğu Alman muhalefet lideri ve SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel’in uyarı içeren itirafları bizce çok öğreticidir.

Alman siyasetçi, daha önce milliyetçiliği ön planda tutan ve AB’ye sıcak bakmayan bir solcu parti ile karşı karşıya bulunduklarını, bu CHP’yi anlamakta epey zorlandıklarını, şimdi “iyi bir işbirliği için yeni bir başlangıç” yaptıklarına inandığını söyledi.

Meydan boş kalmış

Aynı olumlu algı Kılıçdaroğlu’nun Yeşiller Partisi eşbaşkanları Claudia Roth ve Cem Özdemir ile gerçekleştirdiği toplantıda da kendini belli etti.
Claudia Roth, CHP’nin yeni lideri Kılıçdaroğlu’dan, eski lider Baykal’a göre Avrupa’ya ve azınlıklara karşı çok daha olumlu görüşler işittiğini, bunu Türkiye’deki siyaset için ümit dolu bir başlangıç saydığını belirtti.

CHP’nin Alman sosyal demokratları ile işbirliği yapması ve bu arayışı öteki AB ülkelerinin sol partilerini kapsayacak biçimde genişletmesi yalnız CHP’ye değil Türk siyasetine de yeni ufuklar açacaktır.

CHP yıllardan beri solcu parti rolünü hakkıyla oynayamıyor.
Cumhuriyetin tehlikede olduğunu düşündükleri değerlerini korumaya yönelik öncelikleri bu partiyi milliyetçi, tutucu bir kimliğe sürüklemiştir.

İçe kapanan bir ana muhalefet de Türkiye’deki demokrasinin dışardaki sigortalarını işlemez hale getirmiştir.
Mesela dün SPD lideri Gabriel “Biz Silâhlı Kuvvetler’in etkisi azalacak diye referanduma destek verdik” dedi ve öteki AB ülkeleri desteğinin de aynı bakıştan kuvvet aldığını söyledi.

Farkı gösterme zamanı

Açıkça anlaşılıyor ki Alman siyasetçiler “hayır” oyu vermek için “haklı sebepler” bulunduğunu iş işten geçtikten sonra Kılıçdaroğlu’ndan öğrenmişlerdir.

CHP’nin dış ilişkiler konusundaki ihmali olmasa AB gaz yerine frene basacak, yüksek yargının iktidar kontrolü altına girmesine yol açacak düzenlemeler belki bu yoğunlukta gerçekleşmeyecekti.

SPD lideri Gabriel dünkü görüşmeden sonra “Düşünce özgürlüğünün Avrupa entegrasyonunun en önemli konularından biri olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Bunu özgür düşünceye ve hele eleştiriye katlanamayan AKP iktidarının, referandumdan alacağı güç ve cesaretle neler yapabileceğini Kılıçdaroğlu’dan dinledikten ve zaten şu anda 48 gazetecinin cezaevinde tutulduğunu ondan öğrendikten sonra söylemiştir.

Kılıçdaroğlu vaat ettiği yenilikler bakımından Almanya temaslarının heyecan verici olduğunu belirtiyor.
Bu heyecanı hepimiz duymak istiyoruz.

Sadece yakınan ve eleştiren değil, proje üreten, gerçekten umut ve heyecan rüzgârları estiren bir CHP’yi bir an önce görmek, sanılandan daha büyük yığınların özlemidir.


DİĞER YENİ YAZILAR