CHP’nin kötü kaderini içe kapanma hastalığı hazırladı. Dışa açılmak kaderini değiştirebilir.
Muhalefetteki bir solcu partinin en büyük ihtiyacı, partiye yeni fikirler getirecek, damar sertliğine uğramış bünyeye yeni kan taşıyacak insanlarla buluşmaktır.
Deniz Baykal zamanında bu yapılamadı. Yeni üyelerle parti tabanına demokratik bir genişlik ve zenginlik getirmek yöneticilerin derdi olmadı.
Tersine, korktular bundan.
Delege yapısı değişirse ilerde egemenlikleri tehlikeye girer endişesi yönetti partiyi.
Sanki bu partinin görevi, başındaki birkaç egemene prestijli koltuklar sağlamakla sınırlıdır ve bunun için de yüzde 20’lerde oyla ana muhalefette kalmak yeterlidir.
Daha fazlasına talip olmak değil..
“Yeni CHP” deniyor ya; iktidara gelmeyi hayal eden yeni bir kadronun işbaşına gelmesi bile başlı başına yeniliktir.
CHP’nin Kılıçdaroğlu liderliğinde bu değişimi yakaladığı belli oluyor.
Bu değişim yalnız kendi tabanını heyecanlandırmıyor, yalnız iktidara alternatif arayan yığınlarda umut yaratmıyor, yabancıları bile etkiliyor.
Büyük sol yardımlaşma
Kılıçdaroğlu Paris’te katıldığı Sosyalist Enternasyonal’de büyük ilgi gördü.
Çok doğal çünkü CHP’nin uzun bir uyku döneminden sonra iktidar iddiasıyla ayağa kalkması solcu partilerin dayanıştığı bu örgütü mutlu edecektir.
Bu ilişki köprüsü CHP için de verimli olmalıdır. Önemli olan budur.
AKP uluslararası uzmanlıklardan yararlanmanın avantajını çok gördü. CHP deyim yerindeyse yıllar boyu bu alanda yaya kaldı. Yeni kadronun Avrupa ile paslaşmak konusundaki isteği, başarısı testten geçmiş yeni projeleri CHP yardımı ile Türkiye’ye kazandırabilir.
Mutlaka da kazandırmalı.
AKP iktidarı, sosyal devleti gıda paketleri ve kömür torbalarından oluşmuş sadaka uygulamasına kurban etmiştir.
“Fakirin onuru olmaz” zihniyeti seçimde haklılığını kanıtlıyor görünse dahi bunun en önemli nedeni, yoksul insanlara daha onurlu bir seçenek sunulamamış olmasıdır.
Muazzam beyin gücü hazır
Ama önümüzdeki seçimde CHP’nin “Aile Sigortası” projesi, vatandaşa eziklik duyurmadan kullanacağı sosyal hak sağlayacaktır.
Bu projenin erdemi, yani yerini alacağı sadaka uygulamasının doğurduğu haksızlık ve yolsuzluklar iyi anlatıldığı takdirde AKP’nin bile makas değiştirmesi, gıda torbası ve kömür dağıtmaktan vazgeçerek onun da aylık ödeme rejimine geçmeye karar vermesi sürpriz olmayacaktır.
Uluslararası yardımlaşmayla beslenen çağa açık bir CHP, parti içi çatışmaların da panzehiri olur.
Yeni yönetim yeni üye kayıtlarını teşvik etmekten hiç vazgeçmemeli, milletvekili adaylarını Ankara’da değil yerel örgütlerin tabanında belirleme vaadinden asla dönmemelidir.
AKP iktidarı üniversiteleri aşağıladı, hocaların haysiyetleriyle oynadı. O alanda muazzam bir bilgi birikimi, kendi değerlerini ispatlama hırs ve hıncıyla işaret bekliyor.
Yeni projeler hazırlamakta yarar sağlayacak olan bu büyük beyin gücünü yeni yönetim vakit yitirmeden örgütlemek zorundadır.
Birçok akademisyen “bir şeyler yapmak” istek ve heyecanı duydukları halde kiminle ve nasıl temas kuracaklarını bilemediklerinden yakınıyorlar.
“Yeni CHP”nin içerdiği hayaller küçük iletişim kusurlarına kurban olmasın!
Yeni CHP
Haberin Devamı

