Siyaset kurumu ve siyasetçiler niçin halk katında güven verici insanlar sınıfından sayılmazlar?
Genellikle sözlerini tutmazlar çünkü.
Malum tramvay öyküsü.. Amaca giden yolda, yalan söylemek bile mübahtır.
Bir oldubitti ile üniversitede türban yasağına son verildiği günleri hatırlayın...
Türban lobisi yapanlar, neredeyse yeminler ederek üniversitedeki kızlar hariç hiçbir okul veya resmi kuruluşta türbana özgürlük istemediklerini iddia ettiler.
Baş örtüsü yasağını ortaokul ve liselerde aşma çabalarına destek olmayacaklarını vaat ettiler.
Takiye tutmuş, yüksek mahkeme kararlarına rağmen türban yasağı üniversitede ömrünü tamamlamıştır.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop dün VATAN’a verdiği demeçte “Baş örtüsüne lisede de müdahale olmaması lâzım” dedi.
Şöyle bir soru da sordu:
“Kamuda baş örtüsü serbest olacak. Müdür, genel müdür, Milli Eğitim Müsteşarı takabilecek, öğretmen takabilecek ama lise öğrencisi takamayacak; olur mu?”
Olur elbette, olmalı... Türban dinsel inancı yansıtan bir siyasi simge durumuna gelmiştir yıllardır süren bu itiş kakış arasında.
AKP yöneticisi Şentop, türbanlı öğretmen örneği ile liseli kızların yolunu açacak yerde öğretmenden fedakârlık istese daha doğru ve dürüst bir iş yapmış olmaz mıydı?
Seçmenin demokrasiye bağlılığı zayıf olan toplumlarda siyasetçinin rejime zararı daha derin oluyor.
Lisedeki öğretmenin başındaki türbana bakıp “liseli kızda niye yok?” diye eleştirecek yerde kadın öğretmene türban yasağı uygulamak, daha insaflı, daha insanî bir seçim olurdu.
Çocuklara çocukluklarını yaşatmayan bilinç noksanlığı, çocuklarla oynamaktan vazgeçsin.
Artık gına geldi!
Ana dilde ibadet
İnternette gördüm... Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün beğeni rekoru kıran eleştirisinin özetini veriyorum.
Bu kadar inandırıcı olabilir..
“Bizim peygamberimiz Arapça konuşan bir topluma gönderildiği için Kuran da doğal olarak arapça olarak inmiştir. Bu, Arap dilinin kutsallığı falan demek değildir.
Bunu dayattılar asırlarca bizlere. Allah Arapça dışında bir dil bilmiyor mu?
Ninem kendi dilinde Allah’a yakardığı zaman olmuyormuş.
Ya sen kafayı mı yedin?
Sen ne biçim bir adamsın yahu?
Asırlardır yaptığın budur.. Millet Kuran’dan hiçbir şey anlamasın, bana muhtaç kalsın. Bıraksana yahu herkes namazını niyazını kendi dilinde kılsın.
Bu ülkenin tâbi olduğu Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam bunu böyle söylemiş. Sen bunu inkâr ediyorsun ve Cumhuriyet’e mal ediyorsun.
Eline aldığın kitaplardan utanmıyor musun?
Yeminlere ne oldu?
Haberin Devamı

