Bugün 1 milyon 787 bin genç üniversiteye girebilmek için yarışacak. Hepsine başarı dilemek isterdik ama yaran yok. Çünkü devlet, vakıf ve KKTC'deki üniversitelerin toplam kontenjanı 396 bindir.
Yani bir mucize olsa ve hepsi başarı kazansa yine de bu gençlerin dörtte üçünden fazlası açıkta kalacak ve mevcut işsizler ordusuna katılmaya mahkum olacaktır.
Üniversiteye hedeflenmiş bu gençleri bile bile umutsuzluğun karanlığına sürüklemek, gelmiş geçmiş tüm siyasi iktidarların, eğitim bürokrasisinin ve YÖK yönetimlerinin vebalidir.
Lise mezunları arasındaki işsizlik oranı, ortalama işsizlik oranının üstünde seyrediyor hep. Eğitim sistemimiz, piyasanın aradığı yetenekleri vermiyor. Vasıfsız işgücü arayan, daha ucuz olduğu için okumamışı tercih ediyor.
Liselerde öğrenim gören 3 milyon 593 bin öğrenciden sadece 1 milyon 129 bini meslek liselerinde okuyor. Bu dengenin tersine çevrilmesi çözümün ilk adımı olacaktır.
Yıllardan beri bu adım atılmıyor, çocuklar kandırılıyor, hayallerle ve yarış içinde büyütülüyor, üniversite kapısından çevrilip, acımasız bir dünyaya savruluyor.
Eğer bu çocuklar baştan mesleklere yönlendirilmiş olsalardı en azından yansı, kollannda birer "altın bilezik" ile geleceğe daha güvenle yürüyeceklerdi.
İdeolojik inadın kilidini kırmak gerekiyor. Lise hayata hazırlamalı, üniversite bilim üretmeli.. Yaşadığımız hır-gür iki amaca da zarar veriyor.
İş başındaki iktidarın gücü vardı. Ama çözümü, imam hatip inadından sağlayacağı siyasi ranta feda ederek ülkeye bir yıl kaybettirmiştir.
Bugün sınava giren 2 milyona yakın gencin beyhude heyecanlarına bakıp günah korkusu ile dileriz insafa gelirler!
Oyun bozuldu..
Türkiye, bir çoğumuz farkında olmadan büyük bir komployu aşma becerisi gösterdi.
İhanet terörün gıdasıdır.
Ülkenin AB yolundaki şansı arttıkça kendi sonunun geleceğini gören PKK saldırıya geçti. Amaç, yeni bir terör ortamında AB sürecini çıkmaza sokmaktı. Çünkü tırmanış, demokratik açılımları tersine işletecek bir toplumsal baskının doğmasına zemin hazırlayacaktı.
Hükümetle PKK'yı bir tutan DEHAP başkanı ve tahliye edilen eski DEP milletvekilleri bilerek veya bilmeden, söz ve tavırları ile bu komploya alet oldular.
Fakat öylesine bilinçli ve kendine güven duyan bir devlet ve millet tavrı ile karşılaştılar ki hesap tutmadı.
Ve meydan meydan dolaşan eski DEP'liler adına dün Orhan Doğan, askeri güvenlik güçleri ile emniyet örgütünden gördükleri anlayış nedeniyle hükümete teşekkür etti. Daha önemlisi bölge insanında, Türkiye'nin bölünmesine izin vermeyecek kadar birlik bilinci gördüklerini ifade etti.
Bölge halkının çatışma istemediğini farketmeleri iyi bir şey.
Ama daha iyisi, bunun gereğini yapmaları, halk adına teröre "ne şiş yansın ne kebap" riyakârlığı ile değil, açıkça, cesaretle karşı çıkmalarıdır.
Yazık bu gençlere!
Bugün 1 milyon 787 bin genç üniversiteye girebilmek için yarışacak. Hepsine başarı dilemek isterdik ama yaran yok. Çünkü devlet, vakıf ve KKTC'deki üniversitelerin toplam kontenjanı 396 bindir
Haberin Devamı

