Hayatı taşınması zor bir yük haline getirmekte üstümüze yok!
Mesela rüyaları süsleyebilecek mükemmel şartları üzerinde toplamış bir derbi günündeyiz. Galatasaray ve Fenerbahçe takımları, rekabetin bütün tatlarını, en güzel heyecanlarını hak eden bir final düzlüğünde yarışacaklar.
Bu müthiş heyecanı dolu dolu yaşayalım değil mi; hayır!..
Bu harika olayı kâbus senaryolarının birinci sayfası haline getirdik maşallah.
Birçok Fenerli ve Galatasaraylı dost, ne stada gitmeye ve hatta ne de maçı TV'den izlemeye yüreklerinin yeteceğini söylüyor.
Bu okumuş yazmış adamlar sonra da kalkıp ellerinde döner bıçakları ile stada gidip "ölmeye geldik" diye tezahürat yapan yaratıkları anlamakta zorluk çekiyorlar.
Spor, tutku yönü rekabetle dokunmuş bir sevgi ve dostluk olayıdır. Dürüstlük, mertlik ve bükemediğin eli öpme alçak gönüllülüğü ile beslendikçe yücelir spor. Kendimiz beceremedik bari çocuklarımızı böyle yetiştirmeye çalışalım ve onlara kötü örnek olmayalım.
Taraftarlık elbette sevgiyle beslensin ama rekabetin niçin nefretten başka gıdası yok bizde? Nefretin esiri olmuş meczupları artık sporun temiz ve soylu dünyasından tasfiye etmeyi başarmalıyız.
Bugünkü maç için iki kulübün taraftarlarına -işe yaramayacağını bile bile- iyi eğlenceler diliyorum.
Sadece şunu düşünsünler; bu rekabet, yılda 2-3 kez yaşanan bu derbiler olmasa, hayat ne kadar renksiz ve tatsız olurdu!
Onun için rekabetin ve birbirinizin kıymetini bilin ve bugünün tadını çıkarın
Sirmen'in zırhı, meclisin ayıbı
Her gün adalet duygumuzu rencide eden yeni bir haber duyuyoruz.
İzmit'e su sağlayan Yuvacık Barajı ile ilgili yolsuzluk davası sonuçlandı. Barajı yaptıran eski belediye başkanı Sefa Sirmen, bugün dokunulmazlığa sahip bir milletvekili olduğu için kurtuldu.
Ama projeyi yürütüp hizmete sunan şirketlerin sahipleri ile "emir kulu" bürokratlar altışar yıl hapse mahkûm edildi.
Sefa Sirmen dün "Onlar bir şey yapmadı, beni yargılasınlar" demiş.
Acaba bu dediklerini, mahkemeye çıkabilse ve orada söyleyebilseydi, karar farklı olur muydu?
Dokunulmazlığından arınmadıkça bunu bilemeyiz.
Ama şunu biliyoruz; yargının mahkûmiyet kararı verdiği bir davanın baş sorumlusunu dokunulmazlık zırhı ile koruduğu için meclis şu anda bir zanlıya yataklık ediyor! Bu zanlı bir CHP'li milletvekilidir.
Meclisin AKP'li çoğunluğu, talep ettiği halde Sirmen'in dokunulmazlığını niçin kaldırmıyor?
Acaba aklanacağından mı çekiniyorlar yoksa zırhlarından soyunma sırası kendilerine gelecek diye mi korkuyorlar?
Yaşayın…
Hayatı taşınması zor bir yük haline getirmekte üstümüze yok!
Haberin Devamı

