Özgür olmayan toprak nasıl vatan olamazsa bağımsız olmayan vicdan da özgür olamaz.
Elinizde tuttuğunuz bu gazeteyi bağımsızlığını ve özgürlüğünü her değerin üstünde gören bir avuç gazeteci yarattı.
Onu bugün kutladığı 10’uncu yaşına siz getirdiniz.
Vatan dürüst ve sorumlu gazetecilik anlayışını bir kamu görevi yerine getirmenin özeni içinde hayata geçirirken gücünü, çağdaş değerlere bağlı okurlarından aldı.
Eminim ki bu gazete-okur etkileşimi, güncel sorunların aşılmasında da medya tarihine örnek alınacak bir tecrübeyi miras bırakacaktır.
Meslek namusuna sahip son derece yetenekli profesyoneller, onların kıdemlisi olarak bana bu inancı veriyor.
Nice 10 yıllara sağlık, barış, mutluluk ve özgürlükle erişelim.
Yaşasın VATAN... Yaşasın VATAN ailesi...
Asıl şimdi lazım
Lanet olsun... Ümitlerimizi ve emeklerimizi bebek katillerinin insafsızlığına kurban etme yanlışını ne zaman terk edeceğiz?
PKK saldırıları gündemi tayin ediyor.
Bölücü teröre yönelik çare arayışları da bundan etkileniyor.
Moraller bozuluyor, intikam duyguları kabarıyor. En gerçekçi olmak zorunda olduğumuz aşamalarda sık sık pür tepkisel durumlara düşüyoruz.
Belli aralıklarla aynı kanlı başlangıca geri dönüyoruz. Katil sürüsü ihanetle kararmış çirkin yüzünü son olarak Beytüşşebap’ta gösterdi. 10 Mehmetçik şehit oldu.
Akil adamlar girişimi için “şimdi zamanı mı” diyeceksiniz ama asıl şimdi tam zamanıdır! Aksi halde terör örgütü bize gündem dikte etmiş olur.
Kürt sorununa “âkil adamlar” kılavuzluğunda çözüm aramak, desteklenmeye değer bir fikirdir.
Çünkü bu meseleyi kavgasız bitirme şansını bizim siyaset zeminimiz belli ki yaratamayacaktır.
AKP elde ettiği seçim başarısında Kürt sorununa yönelik hamlelerinin büyük etkisini ihmal etmemeliydi. Kürt açılımı ve Oslo sürecine kadar dayanan müzakereler, bugün aynı soruna salt milliyetçi ve güvenlikçi bakışla yaklaşan AKP iktidarı tarafından mı yürütülmüştür; insan şüpheye düşüyor.
İstismar siyaseti inatlaşmayı besliyor, bu da diyalog köprülerinin tahribini getiriyor.
Kavganın tarafları kontrolden çıkmış hâldedir. Başbakan ve iktidar sözcüleri, siyasi muhatap olarak korumak zorunda oldukları BDP’yi neredeyse gözden çıkarma noktasına gelmişlerdir.
Başbakan’ın BDP hakkında son söyledikleri, hükmettiği iktidar uzuvlarına bu partiyi ve milletvekillerini tasfiye etmelerine dair direktif keskinliği taşıyor.
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da emri ne kadar doğru anladığını “BDP’nin terör örgütünden farkı yok. BDP bir suç makinesidir” sözleriyle ortaya koymuştur.
Bu meseleyi siyasetçiler çözemeyecek, belli. Çünkü ne ilerleme sağlansa terör örgütünün giriştiği bir kanlı eylem, tüm ilerlemenin, tüm kazanımların yerle bir olmasına yetmektedir.
Bu gerçeği Başbakan da gördüğü için Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği öncülüğündeki “Âkil Adamlar Girişimi”ne destek vereceğini söylemiştir.
İnisiyatifin önderliğini yapan GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu VATAN’a verdiği demeçte BDP’nin de girişime sıcak baktığını belirterek bir yol haritası oluşturmak üzere cuma günü tekrar buluşacaklarını açıkladı.
Dileğimiz uyanan ümidin gerçekleşmesidir. Bunun için büyük görev iktidara düşüyor.
Âkil adamlar girişimine şans tanımak, diyaloğun iki kanadını birlikte koruma bilinci ile hareket etmekten geçiyor. BDP’ye ve milletvekillerine yönelik parti kapatma ve dokunulmazlıkları kaldırma tehditleri son bulmalıdır.
Kürt sorunu ve bölücü terör, iki tarafa da uzun yıllar akılsızca işler yaptırdı.
Akıllı adamların hakemliği mutlaka işe yarayacaktır!
Yaşasın VATAN!
Haberin Devamı

