Yasa mı yoksa irade mi eksik?

Meclis dün terörü görüştü. Dileriz AKP iktidarı gereken doğru mesajları almıştır. AKP'nin yeni bir parti olması ve yeterli devlet tecrübesine sahip bulunmaması onu özellikle Kürt sorunu konusunda çoğu zaman gerçekçi olmayan ve yalpalayan politikaların etkisine soktu...

Haberin Devamı

Meclis dün terörü görüştü. Dileriz AKP iktidarı gereken doğru mesajları almıştır.

AKP'nin yeni bir parti olması ve yeterli devlet tecrübesine sahip bulunmaması onu özellikle Kürt sorunu konusunda çoğu zaman gerçekçi olmayan ve yalpalayan politikaların etkisine soktu.

Dünkü meclis görüşmelerinde CHP'nin tecrübe farkı hemen hissediliyordu. İktidarın komplekse kapılmadan bu deneyimi değerlendirmesinde hem ülkenin hem kendisinin yararı vardır.

"Terör çeteleri"nden söz ediyor Başbakan. Güneydoğu kalkınır ayağa kalkarsa sermayelerini tüketeceklerini bildikleri için bunların terör yarattığını söylüyor.

Peki çare? İktidar, Terörle Mücadele Yasası'nı güncel ihtiyaçların ışığında değiştirmeye hazırlanıyor.

Gerçekçi olalım
CHP'nin bu iki temel yaklaşıma itirazı vardır. Başbakan'ın "Kürt sorunu vardır. Bu sorunun çözümü daha çok demokrasi ile mümkündür" dediğini hatırlatan Baykal dün mecliste "Haydi daha çok demokrasi ile çözün bakalım" diye onu alaya aldı.

Baykal'a göre olayları yaratan fesatın kaynağı çeteler filan değil doğrudan Apo'dur.

İmralı - Kandil Dağı ekseninde rol üstlenmiş siyasi karakterler ve PKK uzantısı siyasi hareketlerdir.

DTP'yi ve bazı belediye başkanlarının ne yapmak istediğini göremeyen bir iktidarın başarılı olamayacağını savunan Deniz Baykal'ın daha önemli itirazı, yeni yasa arayışlarının sebep olacağı zaman kayıplarınadır.

Şu çağrısında haklı değil mi: "Yeni yasal düzenlemeyi bırakın, varolan yasaları uygulayın, önce görevinizi yapın!"

Polis niye böyle?
Olaylar 28 Mart'ta başladı. Önce Güneydoğu kentleri, üç gün sonra da İstanbul, ülkede yeşeren umut havasına kara bulutlar düşüren olaylar yaşadı.

Çocuklar sokaklara sürüldü, maske takmış gençler kendi geleceklerini kundaklamanın tuzaklarına düşürüldü, hayatlar söndü.

Mevcut yasalar bu eylemleri demokratik hak mı sayıyordu?

İstanbul'un ortasında molotof kokteyllerini poşetlere doldurmuş maskeli adamlar grup halinde suç işlemeye giderken bir gazete muhabiri onların fotoğraflarını çekmek için burunlarının dibine kadar gidebiliyor da, polis onları durdurmak ve tutuklamak için niye üstlerine gitmiyor?

İktidarın kararsızlığı irade zaafiyeti olarak tüm devlet sistemine yansıdığı gibi güvenlik güçlerinin icraatını da olumsuz etkilemiş ve sonuçta aciz bir devlet görüntüsü çıkmıştır.

Devletin gücünü hemen toplaması lâzım.

Bunun için de iktidarın aklını toplaması gerekiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR