Yarınlar kimin?

Türkiye Gümrük Birliği'ni AB'nin on yeni üyesini de kapsayacak şekilde genişletmek zorundaydı

Haberin Devamı

Türkiye Gümrük Birliği'ni AB'nin on yeni üyesini de kapsayacak şekilde genişletmek zorundaydı.

Aksi halde üyelik müzakerelerine başlama şansını kaybedecekti.

Bir an için "AB cehennem olsun" dediğimizi düşünelim; bunu yapmak Kıbrıs'ta bize bir şey kazandırmayacaktı..

Türkiye, Gümrük Birliği'ni genişleten pro-tokola, bunun Kıbrıs Rum yönetimini tanımak anlamına gelmeyeceğini belirten bir deklarasyonu ekledi.

Ama böyle bir tedbirin Türkiye'nin Kıbrıs'taki haklarını garanti alüna almayacağına dair itirazlar dışardan önce içerden geldi.

Her fırsatı Türkiye'nin AB sürecini geri döndürmek amacında sömüren ideolojik muhalefete denilecek bir şey yoktur. Ama eski Cumhurbaşkanı Demirel'e ne demeli?

Baba'ya yakışmadı
Demirel'in CNN Türk'e söyledikleri şu:
"Türkiye bu anlaşmayı imzaladığı zaman Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ni kabul ediyor. Fakat bunun tanıma anlamına gelmediğini de bir deklarasyonla beyan ediyor. Bu kolay anlaşılabilir bir iş değil... Bu işin içinden Türkiye'nin nasıl çıkacağını ben de merak ediyorum!"

Ankara'nın tezini çürütmek için Rumların nefes tüketmesine, diplomasi kulislerinde terlemesine gerek yok. "Bize inanmıyorsanız eski Cumhurbaşkanınızı dinleyin. Hem onun adı 'Bir Bilen' değil miydi?" diye sorsalar ne cevap vereceğiz?

Cumhurbaşkanlığı yapmış bir siyasetçiye eğer konuşacaksa yol göstermek düşer. Aksi halde konuşmaması daha iyi olur.

Kıbrıs'taki çözümsüzlük politikaları ile Türkiye'ye bedel ödeten, statüko bağımlılığını ulusal onur bahanesi ile gizleyerek Türkiye'yi AB treninin son vagonu olmaya mahkûm eden günahkârlar arasında Demirel de yok mu?

Zorluklar elbette olacaktır ama Türkiye'nin AB süreci hiçbir bahane ile kesintiye uğratılmamalı.

Geleceğin sahipleri
"AB'nizi başınıza çalın" demek yaşını başını almış siyasetçilere kolay. Ama geleceğin sahipleri olan gençler umutlarını AB'ye bağlamıştır.

Türk Sosyal Bilimler Derneği tarafından lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre gençlerin yüzde 76,8'i Türkiye'nin AB üyesi olması halinde işsizlik sorununun hafifleyeceğini, yüzde 75,6'sı eğitimdeki sorunların azalacağını, yüzde 71,6'sı ise kamu hizmetlerindeki yetersizliğin düzeleceğini beklemektedir.

Kıbrıs meselesinin "Türkiye'nin AB'ye girmesini zorlaştıracak bir etmen" olduğuna inananların oranı binde l'in altındadır.

Yani araştırmaya katılan 4 bin 542 öğrenciden sadece 3'ü Demirel gibi düşünmektedir.

AKP iktidarının laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet değerlerine yaklaşımları eleştiriye müstahak, düzeltilmeye muhtaç olabilir.

Ama Kıbrıs'ta çözüm ve AB sürecinde ilerleme iradesi, iktidarı gençlerin öz-lemleriyle buluşturuyor!

DİĞER YENİ YAZILAR