Çamur at izi kalsın.. Türkiye'nin siyaset kültürünü bu pis alışkanlıktan arındırmak lâzım!
Hiçbir güç odağı, bu saldırı silâhını öncelikle ve özellikle yargıya karşı kullanmamalı. Çünkü yargının toptan karalandığı bir ülkede demokratik hukuk devleti ayakta kalamaz.
Neşter davasında yargı sürecini etkilemeye yönelik ihbar ve duyumlar üzerine başlatılan soruşturma, zararlı ve tehlikeli bir tırmanışa zemin yaratmıştır.
Yargıyı kurum olarak topyekûn zan altında bırakan haber, yorum ve demeçler, yargı camiasında tepki yanında derin bir üzüntüye de sebep olmuştur.
İktidarın siyasi amaçla bu tırmanışı körüklediği ve yönlendirdiği yolunda şüpheler artık gizlenmiyor. Danıştay Başkanı Nuri Alan bunu açık açık söyledi:
"Henüz deliller açık seçik ortaya konmadan yargının tümüne yapılan suçlama ve yıpratma, yargıyla ilgili yapılacağı ifade edilen anayasa değişikliklerine zemin hazırlama amacına yönelik gibi gözüküyor.."
Bit yeniği nerede?
Bu şüphenin dayandığı sebepler vardır: Milletvekili dokunulmazlıklarının daraltılması konusunda artan kamuoyu baskısını iktidar sözcüleri "yargıya güvenilemeyeceği" gerekçesiyle göğüslemeye çalıştılar.
Ardından Adalet Bakanı Cemil Çiçek "Önemli şeyler olacak. Yargıyı izleyin" diyen bir demeç verdi.
Ve bunu söylerken medyanın tedbir frenlerini boşaltan kışkırtıcı ifadeler kullandı.
Hafta başında, olayı soruşturan savcı ile birlikte Yargıtay Başkanı'nı ziyarete gitti.
Şüpheyi doğuran bit yeniği işte burada:
Hazırlık soruşturması gizlidir. Bu aşamada Adalet Bakanı'nın sade bir vatandaştan hiç farkı yoktur. Bakanın bu soruşturmanın konusunu, kapsamını, taraflarını sormaya, öğrenmeye, bu sürece dahil olmaya hakkı ve yetkisi yoktur.
Savcıyla birlikte Yargıtay Başkanı'na gittiğine göre demek ki sürece dahil olmuştur.
Daha vahimi... "Dahil olmuşsa belki etkili de olmuştur.."
Ateşle oynamak
"Türkiye'de menfaat sağlamak uğruna adaleti katleden ve mesleğine ihanet eden hakim ve savcı asla yoktur" denilebilir mi?
Böyleleri Amerika'da bile çıkıyor. Hiçbir ülke için "yoktur" denilemez.
Ama oralarda birkaç yargıç rüşvet yedi diye bütün adalet sistemi mahkûm edilmiyor.
Yaşanan tecrübe yeterlidir. Siyasetçiler yangına körükle gidecek yerde yargının içindeki tümörleri temizlemesini desteklemeli, ihtiyaç varsa gerekli yeni yasaları çıkarmak suretiyle yardımcı olmalıdır.
Yargı kurumu da gerçekçi olmalı.. Adalete güvenin yeniden kazanılması, cesur ve enerjik savunma mekanizmaları yaratıp işletmeyi gerektiriyor.
Bu soruşturma hızlandırılmalı, menfaat ilişkisine karışan hakimler varsa, bunlar ibret yaratacak cezaları hemen görmelidirler.
Yargının meslek namusuna yönelik saldırıları püskürtmenin en etkili ve kestirme yolu budur.
Yargının namusu
Çamur at izi kalsın.. Türkiye'nin siyaset kültürünü bu pis alışkanlıktan arındırmak lâzım!
Haberin Devamı

