Yolsuzlukla mücadelenin yeni bir hamlesine tanık oluyoruz. Dileriz amaca bu kez ulaşılır..
Siyasetçilerle iş dünyası arasındaki yasa ve ahlâk dışı ilişkilerden üreyen rüşvet ve yolsuzluk mikrobunun ne kadar büyük tahribata sebep olduğunu biliyoruz.
Çünkü rüşvet zehirlenmesinin yanlız tanığı değil kurbanıdır bu millet.
Yolsuzluk ekonomik alanda başlar, büyüye büyüye kamu açıklarının sebebi olur, haksız vergilendirme yoluyla milletin üstüne biner, siyasetçiye, yargıya, devlete güven kaybolur ve demokrasi sarsıntıya uğrar..
İtalya 90'lı yıllarda kurtuluş savaşı verdi.
Medyanın ve genç kuşağın önderlik ettiği bilinçlenme rönesansı sayesinde bağımsızlığı güçlenen yargı, siyasetçilere yargı yolunu açmayı başardı.
Parlamenterlerin dokunulmazlık zırhları kırıldı, kamu yöneticilerinin kazançlarını nereden sağladıklarını ispat zorunluluğu, tümörlerin kesilip atılmasını kolaylaştırdı.
Çürükler beklemesin
Milletvekili dokunulmazlığının daraltılması ve yargı bağımsızlığı, bu mücadelenin en kritik dönemecidir.
AKP iktidarı, yargıya güvenilemeyeceği bahanesiyle dokunulmazlıklara dokundurmuyor.
Temiz bir gelecek ümidinin gerçekleşmesi için ilâhi bir sel felâketinin doğup bütün bu pislikleri silip süpürmesini mi bekleyeceğiz?
İki gün önce kamuoyuna yansıyan Neşter Operasyonu, bazı yargı mensuplarının rüşvet ilişkileri içinde yer aldıkları iddiasını gündeme getirmiştir.
Dokunulmazlıkları için savaşan siyasetçiler bu olayı dileriz istismar etmezler.
Çünkü yargı geniş bir camiadır ve onun içinden de rüşvet çarkına kapılanlar çıkabilir. Önemli olan yargının kurum olarak kendini korumakta göstereceği kararlılık ve reflekstir.
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya dün "Eğer çürükler varsa bunları çabuk ayıklarız" dedi.
Adalet Bakanı Çiçek, her mesleğin kendi hırsızını koruma alışkanlığı bulunduğundan şikâyet ediyor. Yargı böyle bir eleştirinin asla muhatabı olmamalıdır.
"Evet bazı şeyler var"
Son bulgular, Neşter Operasyonu sanıklarının tutuklandıktan sonra serbest bırakılmasına yönelik girişimler üzerine başlatılan telefon dinleme tedbiri sayesinde elde edildi.
Bazı avukatların yargıçlarla temas kurarak davaları etkilemeye çalıştıkları, aynı amaçla Neşter sanıkları dışında bazı işadamı ve şirket yöneticilerinin de bu avukatların aracılığından yararlanmak istedikleri belirlendi.
Dün konuştuğum yüksek yargıdan bir şahsiyet "Evet, bazı şeyler var. Fakat deliller yasal yoldan elde edildi mi, suçluya götürecek önemi taşıyor mu; bunları anlamak için zaman lâzım" dedi.
Yolsuzlukla mücadelenin henüz başındayız. Yargıyı kurum olarak suçlamak maksatlıdır ama önemsiz de değildir.
Çünkü operasyonun neşteri yargıdır ve onun temizliğinden herkesin emin olması, başarının birinci şartıdır.
Yargının onurunu savunma konusunda göstereceği kararlılık ve sürat çok ama çok önemli..
Yargı ve neşter
Yolsuzlukla mücadelenin yeni bir hamlesine tanık oluyoruz. Dileriz amaca bu kez ulaşılır..
Haberin Devamı

