Başbakan haklı, milletin sandık yoluyla verdiği mesajları herkes doğru okumalı.
En başta da yargı...
Halkın özlemlerine saygı göstereceksek alışkanlıklarımızı değiştirmek zorundayız.
Yolsuzluklar karşısında yargının tepkisi, elektrik kontağı gibi çarpmalı!
Danıştay dün Ankara’da doğalgaz sayaçlarını halka fahiş fiyatla sattığı iddia edilen Belediye Başkanı Gökçek hakkında soruşturma açılmasını talep etti.
Savcılık da 5 ayrı suçlama konusunda soruşturma başlattı.
Melih Gökçek bu suçları yeni mi işledi?
Hayır, bir yıldan beri bu ithamın hedefi idi.
Ama yargılanması için İçişleri Bakanlığı’ndan izin çıkması gerekiyordu ve bakanlık bu izni vermedi.
Yani “Yalnız milletvekilinin değil, kimsenin dokunulmazlığı olmasın” diyenlerin samimi olmadıkları Melih Gökçek’e dokunulmazlık zırhı giydirmeleri ile tekrar kanıtlandı.
Danıştay’ın verdiği karar iktidarın sağladığı zırhı eritmiştir. Gökçek bu suçlardan şimdi yargılanacaktır.
Keşke bu karar seçimden önce verilseydi de halk mahkemenin Gökçek hakkında ne düşündüğünü bilerek sandığa gitmiş olsaydı.
Geçmiş dönemden devir suç ve ayıpları temizlemekte yargı lokomotif işlevi üstlenmelidir.
Gökçek soruşturmasını hızlandırmak yanında, Alman mahkemesinin “Asıl suçlular Türkiye’de” dediği Deniz Feneri dolandırıcılığı dosyasının utanmazca uyutulmasına da fırsat verilmemelidir.
Aylar süren yolculuktan sonra Türkiye’ye ulaşan dosyanın tercümesi için kaç ay bekleyeceğiz?
Çocukları çalışmadan sigorta edilen Adalet Bakanı Şahin’in “Seçim geçsin, ertesi gün çözeceğim” sözü vardı. Hiçbir şey yapmadı; unutmadı ise uyutmaya çalışıyordur.
O haberi suç duyurusu sayacak bir savcının çıkacağını hayal etmek çok mu fazla olur?
İki örnek olay
Siyasetçi bolluğunda devlet adamı darlığı çekiyoruz.
Bir örnek: Son kabine toplantısında bazı bakanların “sözlü istifa”larını verdikleri iddiasına Başbakan sert tepki gösterdi biliyorsunuz.
“Toplantı gizlidir. Bir bakan bunu deşifre ederse bakan olmaktan çıkar, kapıya koyarım!” dedi.
“Biz kapı kulu değiliz Sayın Başbakan. Bu hakareti işgal ettiğim makama hakaret sayıyor ve istifa ediyorum” diye isyan eden bir devlet adamı çıkar mı acaba diye 3 gün bekledim. Çıkmadı.
O nedenle kabineden kim gider, beni çok ilgilendirmiyor.
Bu kabine toptan değiştirilmeyi hak ediyor!
İkinci olay: ABD Başkanı Obama Türkiye’ye geldiğinde parlamentoya hitap edecek.
Jest olarak muhalefet liderleriyle ayrı bir görüşme programlanmıştı.
Bizimkilerin itirazı üzerine görüşmeler ikili olacak.
Bu durumun Obama üzerinde “Bana gizli olarak söylemek istedikleri şeyler var” şüphesi yaratacağını hesap etmediler mi?
Edemezler.
Çünkü siyasetçi onlar!

