Yargı kaçakları

Yolsuzluk yapan siyasetçiden hesap soramayan bir sistem kirlenmiş havuza benzer. Seçimde istediğiniz kadar yeni ve temiz insanlar getirin. Aynı havuza attığınız için onlar da kirlenecektir

Haberin Devamı

Siyasetin kirlendiği toplumlarda demokrasinin sağlıklı işlemesine olanak yoktur.

Yolsuzluk yapan siyasetçiden hesap soramayan bir sistem kirlenmiş havuza benzer. Seçimde istediğiniz kadar yeni ve temiz insanlar getirin. Aynı havuza attığınız için onlar da kirlenecektir.

Gelişmiş toplumlar kirlenmeye karşı üç etkili filtreden yararlanıyorlar.

Birincisi toplumsal denetim:

Geçmişinde şaibe bulunan kişiler oralarda siyaset sahnesine çıkmaya cüret edemezler. Bilirler ki medya ve sivil toplum örgütleri seçmeni uyaracak, seçmen yalnız o kişiyi değil, onu öneren partiyi de cezalandıracaktır.

Bizde öyle mi?. Müteahhit Fahri Çakar'ın yaptığı apartman Düzce depreminde 20 insana mezar oldu. Ama Düzce halkı bu adamı seçimde milletvekili yaptı, partisini de iktidara getirdi!

Jet Fadıl durumunda biri, haklarına sahip çıkan bir toplumda milletvekili seçilebilir miydi? Hakkındaki suçlamalar uluslararası boyutlar kazanan Cem Uzan, Ecevit'ten bile fazla oy alabilir miydi?

Her toplum lâyık olduğu yöneticileri bulur. Demek ki bizim halkımız kendine bu gibileri lâyık görüyor!

Mülteci kampı
Toplum denetimi sıfır, ya meclis denetimi?

O da hiç namuslu işlemedi. Partiler görev ve yetkilerini kendi suçlularını kurtarmak için, başka partilerin suçlularını takipsiz bırakmak suretiyle kötüye kullandılar. Meclis denetimi "suçlu değiş tokuşu" haline çevrilip yozlaştırıldı.

Kirliliğe karşı en etkili filtre bağımsız yargı denetimidir. Türkiye yıllardır bu güvenceden de yoksun.

Milletvekili dokunulmazlığı, suçlulan yargıdan kaçırmak için kullanılıyor. İmtiyazlı bir suçlular sınıfı yaratılıyor. Mecliste yüzden çok dokunulmazlık dosyası bekliyor. Burası mülteci kampı mı?

Dokunulmazlıkların kaldırılması, temiz siyaset özleminin ilk ve belki de tek yoludur.

"Yargı bağımsız değil, milletvekilinin kaderini böyle bir kuruma teslim edemeyiz" diyen AKP'liler, mecliste Anayasa'yı bile değiştirecek çoğunluğun sahibi olduklarını unutuyor mu?

Önce yargı bağımsızlığını güvence altına alacak reformu yapsınlar, sonra da adaletin denetimine kendilerini emanet etsinler.

Gülünç çelişki
Şimdiki duruma bir bakın: Dokunulmazlık zırhı sayesinde mahkemeden kaçan bir sürü sanık, bu hafta oylarıyla eski başbakan ile beş eski bakanı Yüce Divan'a gönderecekler.

Ve millet de bunun "temiz siyaset" erdemi uğruna alınmış bir karar olduğuna inanacak, öyle mi!

Atalarımız "Dinime dahleden bari Müslüman olsa" demişler.

Millet bu samimiyetsizliği görecektir. Dokunulmazlıklarını kaybetmiş eski siyasetçileri mahkemeye gönderen mahkeme kaçkınlarının yarattığı gülünç çelişki, dokunulmazlıktan daraltan Anayasa değişikliği ile bir an önce ortadan kaldırılmalıdır.

Bu ayıp, Mesut Yılmaz ve arkadaşları Yüce Divan'a çıkacakları güne kadar temizlenmelidir!

DİĞER YENİ YAZILAR