Adalet devletin temeli ise devlet ağır yaralı durumda can çekişmektedir.
Acil müdahale gerektiğine şüphe bulunmuyor ama kim yapacak?
Demokratik adres iş başındaki hükümet ve Meclis’tir.
Ama hukuk devletinin yıkılmasından sorumlu gördüğümüz kurumlara yeniden inşa yetkisi verebilir miyiz?
Versek de güvenebilir miyiz?
Yargı ile ilgili her hikâye, “adalet”in acilen ameliyat edilmesi ihtiyacını hatırlatıyor.
Ergenekon davasının ilk hâkimi Köksal Şengün’ün T24 internet gazetesine yaptığı açıklamalar, ameliyatın ihtiyaç çizgisini aşıp mecburiyet alanına girdiğini kanıtlıyor.
Verdiği yerinde tahliye kararları ardından HSYK tarafından Bolu’ya “hâkim” olarak atanınca emekliliğini isteyen Köksal Şengün şimdi birikimini toplumun gerçekle yüzleşmesini sağlamak için kullanıyor.
İşte cesur tespitlerinden birkaç örnek:
“Ergenekon iddianamesini okumadan kabul ettik. Şimdi olsa geri çevirirdim!”
“Askeri hâkimler komutanın emrinde derler ama sıkıyönetim mahkemelerindeki hâkimler daha demokrattılar.”
“O CD’lerin incelemesi yapılmadı. Bilgisayarınız veya akıllı telefonunuz varsa bombanın üstünde oturuyorsunuz. Sizden habersiz bazı şeyler yüklenebilir..”
“Mahkeme boyunca hep gizli tanık dinledik. Tamamına yakını suç işlemiş insanlardı. DHKP-C’den ceza alanlar da var aralarında. Anlatımlarının ne derece doğru olduğu irdelenmedi.”
“Baktığım davada içeri alınan insanlar birbirini tanımaz. Nerededir bu örgüt? Torbanın içine herkesi atmışlar, bıraksan birbirlerini ısırırlar..”
“TÜBİTAK başlangıçta yanlış raporlar verdi, şimdi düzeltiyor. Daha önce olanlar yanlış yönlendirme yapıldığını gösteriyor.”
“Savcı Öz’ü şikâyet ettim ama işlem yapılmadı. Emniyetle bu kadar haşır neşir olan bir savcıyı ben şüpheyle karşılarım.”
“Allah düşürmesin” demekten başka ne yapabiliriz?
Yazım hatasından doğru söz...
Adli Kolluk’la ilgili düzenleme konusunda uzlaşı zor görünüyor.
İktidar bu görevi yapacak olan polisin valiye bağlı çalışmasını istiyor, muhalefet ise bunun ağır ihlâl olacağını söylüyor.
Başbakan dün Almanya’ya giderken “Valinin ve emniyet müdürünün izni olmadan artık asla adli kolluk görevi verilemez” dedi.
Anadolu Ajansı bülteninde bir yazım hatası, habere yorum boyutu kattı.
“Kolluk” değil “kulluk” görevi kayda geçti.
Siyasetin girdiği her devlet kurumu ve hizmeti işte böyle çarpılıyor!
Yargı ‘Acil’de
Haberin Devamı

