Eskiden hocalarımız, beğenmedikleri ödevleri “Olmamış, yeniden yaz getir” diye kafamıza atarlardı.
Benzer bir felâket Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun başına da gelmiş olabilir mi?
Ümit vermeyen bir faaliyet raporu var önümüzde.
Komisyon 450 günde 449 saat çalışmış ama 177 maddelik yeni anayasanın ancak 48 maddesinde görüş birliği sağlayabilmiş.
Onlar da anayasayı toplumsal sözleşme kalitesine yükselten hükümler değil, her anayasada mutlaka bulunması gereken temel hükümler.
O nedenle 48 uzlaşma, rüzgâr gibi geçtiği hâlde dört partinin 17 madde üstündeki kırmızı çizgilerinde hiçbir değişme olmamış...
Tatil zamanı değilmiş...
Başbakan Erdoğan dün Meclis Başkanı Çiçek’e uzlaşma komisyonunun yaz tatili yapmamasını önerdi.
Tatil yine boşa geçerse, bırakın yeni anayasayı, kısmî bir değişiklik dahi hayal olacaktır.
AKP’nin muhalefete baskı uygulayan siyaset üslubunu da terk etme zamanı geldi.
Terör sorununa dönük bir süreç yürüyor şu anda. İktidar PKK ile pazarlık yapıyor görüntüsü vermemek için oyalama siyaseti uyguluyor.
Ama daha ne kadar dayanabilir?
Aslına bakarsanız CHP’nin yakın zaman önce açıkladığı 17 maddeli “Özgürlük ve Demokrasi bildirgesi” eğer AKP dediklerinde samimi ise bulunması zor bir tarihi fırsattır.
Muhalefetin reçetesi
CHP bildirgesinde sıralanmış olan sorunlar, gerçekçi bir doktorun teşhisini hatırlatıyor.
“Yüzde 10 seçim barajı kaldırılsın; milletin vekillerini millet seçsin; insan haklarına saygı gösterilsin; düşünce ve ifade özgürlüğü güvence altına alınsın; gösteri ve örgütlenme özgürlüğü geliştirilsin; din ve vicdan özgürlüğü korunsun; basın özgürlüğü sağlansın; özel yetkili mahkemeler kaldırılsın; gizli tanık hukukuna son verilsin; mayınlı araziler temizlenip köylülere verilsin..”
Demokratik rejimin gücü, muhalefetin de çalışır ve çözüm üretir olmasından gelir.
CHP’nin bildirgesindeki sorunlar bu ülkede yaşayan tüm vatandaşların sorunudur.
İki taraf da el uzatmasını yekdiğerinden isteyebilir.
Yardım alma zamanı
Haberin Devamı

