Sanki bir ikna oyunu oynanıyor. AKP iktidardan giderse eski hastalıklar nükseder korkusu pompalanıyor...
Başbakan ve yardımcıları iktidar değişikliğinin, geçmişte yaşadığımız kötülükleri hem de azdırarak geri getireceğini niçin tekrarlayıp duruyorlar?
Korkutarak yönetme anlayışı artık yürürlükten kalkmalı değil mi?
Dile kolay; AKP iktidarda 11 yılını doldurdu.
Başbakan’ın “biz başardık” diye övündüğü şeylerin herkesi mutlu etmesi gerekir.
Ama iktidar kanadından gelen konuşmaların pek azına bu mutluluğun yansıdığını görüyoruz.
Sanki AKP’nin iktidara gelmesini sağlayan sebepler ortadan kalkacak olursa iş bitecek iktidar değişecek.
Başbakan’ın asabiyet yansıtan ses tonu ve konuşmaların içinde daima var olan geçmişle ilgili kötü anılar, korku ortamını sürekli kılmaya yarıyor.
Bu tür siyaset uygulamaları, insan sevgisi göstermenin farklı bir yöntemi olabilir mi?
Başbakan dün Van’da halka hitap ederken çok hoşlandığı bir hamaset kalıbını tekrarladı:
“Biz sizi seviyoruz. Ama biz sizi Kürt, Türk, Laz, Zaza olduğunuz için değil, yaratandan ötürü seviyoruz..”
Birçok insanın aklına haklı olarak şu soru geliyor:
Allah korkusu olmasa sevmeyecek miydik?
Barış içinde bir arada yaşamanın manevi örgüsünü sadece Allah sevgisi oluştursaydı Suriye’de Müslümanların öldürdüğü Müslümanların sayısı 150 bine dayanmazdı.
Çok belli ki insan sevgisine daha gerçekçi ve anlamlı bir sebep bulmak gerekiyor.
Mesela her konuşmada etnik grupları tek tek saymamak, hele Türk’ü kapsayıcı kimliğinden uzaklaştırarak “sıradan” kılmamak gibi..
Kaçak değil, mağdur
“Bakaya kalmış 600 bin asker kaçağı var” ne anlama geliyor?
Silâh altındaki sayıda, ikinci bir hayalet orduya sahibiz demektir.
Bu büyüklükte yanlış ancak devlet eliyle yapılır.
Şimdi bir çözüm arayışına gidildiğine göre kaçaklara ağır suçlu muamelesi yapılmamalıdır.
Başbakan’ın “Bakaya kalmış 600 bin civarında kaçak var; yakalanıp hemen teslim edilmeliler“ sözü, vur deyince öldürmeye şartlanmış güvenlik birimlerimizi yoldan çıkarabilir.
Bu gençlerin çoğu mağdur sayılır.
Okulu bitirip aynı anda hayata atılan kızlar erkeklere askerlik süresi kadar fark atıyor.
İş bulanlar “vatani görev”den dönüşte, masasına başka birinin oturduğunu görüp kahroluyor.
Bu gençlere ceza verilmemelidir.
Kaçak yaşarken zaten fazlası ile çekmişlerdir!
Yaratanın hatırı için
Haberin Devamı

