Seçimde azınlık oyu ile AKP'nin tek başına iktidara gelmesi, pek çok tesadüfün buluşmasından doğan bir fırsat oldu.
Bu fırsattan istifade siyasi ve ekonomik istikrarsızlık sorunumuzu bir defalığına çözdük ve AB ilişkilerine ivme kazandırdık.
Ama bunun şöyle bir zararı da oldu:
Biraz rahatlayınca ucube seçim sistemimizin taşıdığı büyük riskleri gidermek için mutlaka reform yapmak zorunda olduğumuzu unuttuk..
İstikrarlı hükümetler çıkarmak istiyorsak seçmene ikinci kez tercih yapma olanağı veren iki turlu seçim sistemine geçmek ve benzeri olmayan yüzde 10'luk barajı yüzde 5'e indirmek konusunda yaygın bir toplumsal mutabakat oluşmuştu.
Tek parti iktidarı çıkarınca bu temel mesele, gündemden uçtu gitti!
Nalıncı keseri
Halbuki AKP'nin mecliste mutlak çoğunluğa sahip olması büyük şanstı. Önümüzdeki martta yapılacak yerel seçimlerde iki turlu seçim sisteminin denenmesi ve basan sağlandığı takdirde genel seçimler için de uygulanması mümkün olabilirdi.
Sistem değişikliğinin ilk seçimde uygulanamayacağına dair Anayasa engeli, CHP ile uzlaşılarak aşılabilirdi.
Ama AKP iyi niyet ve sabır isteyen büyük ve kalıcı çözüme yönelecek yerde siyaset kültürümüzün ilkelliği olan küçük hilelerle büyük sonuçlar elde etme alışkanlığına tutsak oldu.
İktidar şimdi, ilgili yasada değişiklik yapmak suretiyle büyükşehir belediyelerinin alanını genişletiyor. Tabii ki amaç, AKP'nin varoşlardaki gücünden yararlanarak büyük kentlerin tümünü kazanmak!
Başka bir deyişle, güçlü olduğu büyük kentleri silip süpürmek, CHP'nin şanslı olduğu kentlerde de varoş ve kırsalın oylarından yararlanarak dengeyi lehine çevirmek.
Minareye kılıf
Bu bir hiledir. Çünkü Anayasa, seçim kanununda yapılan değişikliklerin ilk seçimde uygulanmasına, adil bulmadığı için imkân vermiyor.
Adı "Adalet"le başlayan iktidar partisi de, çıkarına olacağını düşündüğü adaletsizliğe başka bir yoldan gidiyor.
"Aynı oyla daha çok milletvekilini nasıl çıkarırım?" hesabını rahmetli Özal da yapıp seçim bölgelerini değiştirmişti.
Ama neye yaradı? Bugün ANAP'ın adı var, kendi yok.
Keşke AKP tek yanlı kural değiştirmenin yanlışlığını, haksızlığını görse... Rakipler için kazılan kuyuların muhteris iktidarları yuttuğunu, kendisini de yutabileceğim farketse..
Tecrübeler şunu öğretti: Bizim siyasetçimiz uslanmaz, ibret almaz.
Ama hayat, demokratik toplumlara karşı hep cömert davranıyor.
Değişim vaadinin yarattığı bir lider olan Tayyip Erdoğan'dan acaba başarısızlıkların ve hayal kırıklıklarının tekrarından ibaret olan kaderimizi değiştirecek bir mucizeyi bekleyebilir miyiz?
Bilmiyoruz. Ama ümit etmekten ve ona bu borcunu devamlı hatırlatmaktan vazgeçmemeliyiz!
Yapmayın bunu!
Seçimde azınlık oyu ile AKP'nin tek başına iktidara gelmesi, pek çok tesadüfün buluşmasından doğan bir fırsat oldu
Haberin Devamı

