Yapma Deniz Bey!

Umut ve heyecan üreten bir parti haline getirilemezse CHP iktidar alternatifi olamaz.Deniz Baykal sadece siren çalıyor, milleti korkutarak sığınağa çağırıyor

Haberin Devamı

Umut ve heyecan üreten bir parti haline getirilemezse CHP iktidar alternatifi olamaz.

Deniz Baykal sadece siren çalıyor, milleti korkutarak sığınağa çağırıyor.

Türkiye’nin ciddi bir iktidar alternatifine şiddetle ihtiyacı var ama CHP’nin Baykal yönetiminde böyle bir statüye yükselmesi ihtimal dahilinde değildir.

Ankara’daki arkadaşımız Bilâl Çetin’e verdiği özel demeç, Baykal’ın cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler için çaresizlik çıkmazına sürüklenmiş olduğunu gösteriyor.

Seçimle meclise girmiş tek muhalefet partisi olarak tarihin CHP’ye yüklediği misyonu biliyor ama yüklenmeye gücü yetmiyor ve bunun ruh hali içinde kendi suçunu başkalarına yıkıyor.

“Türkiye Tayyip Cumhuriyeti’ne dönüyor. Hitler de böyle gelmişti” diyor.

İş dünyasının ve medyanın iktidar baskısı karşısında korkup pıstığını iddia ediyor.

Risk... Kim için?

Evet, Tayyip Erdoğan’ın vaktiyle söylediği akıl ve demokrasi dışı sözler;

Cumhuriyetin temel ilkelerinin yerini daha Müslüman bir yapıya devretmesi zamanının geldiğine inanan birini Başbakanlık Müsteşarı koltuğuna getirmesi;

Devlet içindeki partizan kadrolaşma ve devlet kurumlarıyla sürekli kavga etmesi;

Cumhurbaşkanı olması halinde hangi tehlikelerle karşılaşacağımız konusunda akla kötü şeyler getiriyor.

Zaten bu riskleri gördükleri içindir ki iş dünyası ve medya değişik tonlarda AKP’yi Çankaya’dan vazgeçirmeye uğraşıyor.

Kimileri “Başbakan başarılı, yerinde kalsın” diye takiye yapıyor, kimileri bir AKP’linin cumhurbaşkanı olmasıyla tamamlanacak zincirin doğuracağı tehlikeleri açık açık söylüyor. Daha ne yapsınlar?

Baykal “Risk alacaksınız” diyor.

Mecliste anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip AKP’yi hangi riskleri göze alan bir strateji cumhurbaşkanlığından vazgeçmeye ikna edebilir?

Risk almak, demokratik tepki adına sokaklara dökülmekse ana muhalefet lideri olarak Deniz Baykal’ın önümüze düşmesi gerekir; değil mi?

Ama yapamaz. Çünkü kendisi risk alamaz. Arkasındaki kalabalığın cılız kalması, şu hükmün seçimden önce kesinleşmesine yol açabilir:

“Baykal yalnız CHP’nin değil Türkiye’nin de önünü kesiyor.”

Kaybeden gitmeli

Sonra... Tayyip Erdoğan’ı başbakanlığa götüren ve yarın isterse Çankaya’ya çıkaracak olan yola kırmızı halıyı başkası değil Deniz Baykal’ın kendisi sermiştir.

Erdoğan seçimlerde yasaklı idi, milletvekili olamadı.

CHP’nin desteği ile gerçekleşen anayasa değişikliği ve Siirt’te yapılan ara seçim onun yolunu açtı.

Baykal’ın hesabı şuydu:

Erdoğan başbakan olunca cehaleti ve acemiliği ile memleketi batıracak millet de kurtuluşu CHP’de arayacak.

Oynadı ve kaybetti. Siyasette kaybeden gider, yerine yeni umutları ve heyecanları temsil eden kişiler gelir.

Deniz Baykal partisini ve toplumu bu şanstan mahrum etmenin vebalini iyi düşünmelidir. CHP’yi umut haline getirecek yeni bir lideri çıkarma şansını daha fazla riske sokmamalıdır.

Hâlâ geç sayılmaz. Seçim yılında yükselecek yeni bir heyecanın, Çankaya treni kaçtı ama genel seçimi yakalama şansı vardır.

DİĞER YENİ YAZILAR