Yanlıştan dönün!

Yeni Ceza Yasası, basın özgürlüğüne ve toplumun haber alma hakkına yönelmiş bir giyotine benziyor

Haberin Devamı

Yeni Ceza Yasası, basın özgürlüğüne ve toplumun haber alma hakkına yönelmiş bir giyotine benziyor.

1 Nisan'dan itibaren küçük bir ses çıktığında bıçak düşecek!

Hesabedin, bir itirafı kayda mı aldınız; yayınlanmasında kamu yararı bulunsa bile açıklayamazsınız. Hapse girersiniz.

Ceza hukukçusu Prof. Erdener Yurtcan'ın verdiği bir örnek:

İhale açan kurumun yetkilisi ile müteahhit arasında bir mektup dolaşıyor. O mektubu ele geçirip haber yaptınız. Haberleşmenin gizliliğini ihlâlden suçlusunuz!

Vurgun, soygun haberlerinin yayınlanması "iftira" suçunun oluşmasına yetecektir. O kişi hakkındaki ihbarın asılsız çıkması halinde bunun düzeltilmesi, hatta tazminat ödenmesi yetmeyecek, 4 yıla kadar hapis verilecektir.

Siyaset kurumu, iktidarı ve muhalefeti ile işbirliği içinde "reform" diye yüceltilen ceza yasasına "karşı devrim" sayılacak mayınlar yerleştirmiştir.

Medyadan eksiltilen özgürlüklerle adeta vurguncu ve soyguncuların korunması sağlanmış ve cüretleri artırılmıştır.

Temiz toplum mücadelesine zarar verilmiştir.

Milletvekillerinin, dokunulmazlık zırhından soyunmaları için biz bastırdıkça ne kadar kinlendiklerine, medyadan öç almak uğruna yasama yetkilerini ne kadar kötüye kullandıklarına, bu yaptıkları ibretli bir örnektir.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, basın özgürlüğüne hapis cezalarıyla sınırlama getiren hükümleri yeniden ele alacaklarını vaat ediyor.

Sakıncalı maddeleri Avrupa hukuku ve AİHM kararlarıyla karşılaştıran bir çalışma için emir vermiş. İki hafta içinde bu kıyaslamalı metin, davet edilecek medya meslek kuruluşlarının temsilcileri ile müzakere edilecek.

Dileriz sağduyu egemen olur.

Çünkü gerçeği aramayı ve onu halka yansıtmayı kahramanlık gerektiren bir iş haline getiren ilkellik, kendisiyle savaşacak kahramanları da üretir.

DEHAP bunu yapar mı?
Bayrak sevgisini ve ülke bütünlüğü konusundaki toplumsal kararlılığı göstermenin bir sınırı olmalı mı?

Evet olmalı.. Bayrağa saygısızlık, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak çapta cevabını aldığı noktada durmayı bilmek lâzım.

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar CNN Türk'te önemli bir uyarıda bulundu:

"Bayrağa hakaret ettirmeyiz. Ama bunu bir bahane gibi kullanarak Türkiye'de yeniden iç çatışmaları körükleyecek bir provokatif ortam yaratmaya kimsenin hakkı yok. Yapana hoş bakmayız.."

Ağar, bölücü terörle mücadelede ateşle sınavdan geçmiş, vatan ve bayrak sevgisinden kimsenin şüphe edemeyeceği bir siyasetçidir.

Bu uyarısı kadar DEHAP'a yaptığı çağrı da değerlidir:

"Yakında yapacağınız bir gösteri varsa burada Türk bayrağı dışında bayrak taşımayın. Verin mesajınızı. Yaparlar güzel bir miting, çekerler orada Türk bayraklarını, fevkalâde güzel bir jest olur."

Mersin'deki saygısızlık üzerine DEHAP Genel Başkanı "Türk bayrağı bizim de bayrağımızdır" dememiş miydi?

İşte fırsat, kanıtlasınlar!

DİĞER YENİ YAZILAR