Seçimde “oyum CHP’ye” diyenlerin yüzde 70’i haziran ayında açılıma destek veren taraftaymış.
“Güneydoğu’da devlet silâhlı mücadele dışında daha fazla adım atmalı” diyenler aynı şekilde MHP’de bile yüzde 50’nin üzerinde imiş.
İtibarlı A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür dün CNNTürk’ün “Medya Mahallesi” programında “Kürt Açılımı”na desteğin ekim ayında yüzde 30 seviyesine indiğini açıkladı.
“Gelinen noktada CHP seçmeninin yüzde 70’inden fazlası, MHP seçmeninin yüzde 80’inden fazlası, hatta AKP seçmeninin yarısı açılıma karşı hale geldi” dedi.
Araştırmacı Adil Gür bu tabloyu, halkın “Bırakın kan aksın. Devlet oralara bir şey götürmesin” demek istediği anlamına asla çekmemek gerektiğini belirterek yerinde bir uyarı yapıyor. Teşhis şu:
Kamuoyundaki dramatik değişimin sebebi, sürecin iyi yönetilememesidir!
Kürt açılımının iplerini Öcalan’a kaptırma yanlışı, iktidarın cehennemlik günahıdır!
İktidar terörle mücadele eden devleti terörle müzakere eden devlete dönüştürmüştür çünkü.
Bu kadarı fazla...
Cezası idamdan lütuf olarak ömürboyu hapse çevrilen dünyanın en kanlı terör elebaşı kendisine özel cezaevinden, avukat kuryeler aracılığıyla savaşan ve siyaset yapan kadrolarına her hafta emirnameler yayınlamakta, devlete de sanki sürekli mütareke şartları dayatmaktadır.
Ceza infaz disiplinini ihlâl eden zorlamalara devletin tepkisi ne?
Hiç!.. Yetmiyor gibi bir de 7 milyon lira harcayarak daha iyi cezaevi şartları yaratmak ve eli kanlı 8 yoldaşını yanına göndermek!
Adalete karşı işlenmiş bu ağır suçun vahim sonuçlar doğurması riski vardır.
Öcalan cezaevinden terör örgütü yönetiyor. Vaktiyle Şam’da ne yapıyorsa şimdi İmralı’da onu yapmaya devam ediyor!
Devlet, örgütü ile haberleşmesine mani olamadığı bu adamı rahat ettirmek için kanını döktüğü halkın vergilerini sarfediyor.
Irkçı bir katilden siyasi bir önder yaratma gafleti değilse nedir bu?
Terörle mücadelenin kritik aşamalarından biri, örgütü halktan soyutlamaktır. Güneydoğu’nun birçok yerinde halk PKK’nın rehinesi konumundadır.
Bu insanlar devlete ne kadar güvenirlerse örgüt de etkisini o ölçüde kaybedecektir.
Ama yaşananlar karşısında kim buna cesaret edebilir? PKK’nın biteceğinden emin olamayan insanlar nasıl korkmaz da devlet safında yer tutabilir?
Oyuna geliyoruz
Açılım “kaş yaparken göz çıkarma” sonucuna doğru yol alıyor.
Gerçekten bir “sil baştan” ihtiyacı vardır. Yeni bir planlama gerekiyor.
Çok yanlışlar yaptık ve herkesin az veya çok bunda payı var.
Diyarbakırspor’u futbol liginden çekilme noktasına getiren tepkinin kaynağını kurutmak sportmenlikten önce insanlığın gereğidir.
Bu takım, misafir gittiği kentlerin stadyumlarında sürekli rencide ediliyorsa ayıptır, günahtır, sportmenlik suçudur.
Yöneticilerin alınganlık yaptıkları söylenerek bu tahrikler önemsiz gösterilemez.
Devlet otoritesi bu haksızlığı önlemelidir.
PKK bölücü ve ırkçı bir terör örgütüdür. Diyarbakırspor ile PKK arasında ilişki kuran tezahüratı, Diyarbakır futbol takımı oyuncuları ve yöneticilerinin tepkilerine rağmen sürdürenler, aynı bölücü amaçlara hizmet etmenin sorumsuzluğuna düşmüyorlar mı?
Bölünme tehlikesine karşı Ankara’nın zirvelerinden futbol sahalarının tribünlerine kadar herkesin yapabileceği bir görev var!
Yanlışlar dizisi
Haberin Devamı

