AKP'liler halkoyuna gidilmesine pek meraklılar ya, keşke Emine Erdoğan'ın türbanı için de bir referandum yaptırsalar..
Şam'da düzenlenen Uluslararası İş Kadınları Forumu'na katılan Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan'ın Mısır ve Suriye devlet başkanlarının eşleri ve Pakistan eski Başbakanı Benazir Butto ile çekilmiş fotoğrafları dünkü büyük gazetelerde yer aldı.
Mısır Devlet Başkanı Mübarek'in eşi Suzan Mübarek ile Suriye Devlet Başkanı Esad'ın eşi Esma Esad'ın başları açıktı. Benazir Butto beyaz örtüsünü, saçlarının bir kısmını açıkta bırakacak şekilde gevşekçe bırakmıştı.
Emine Erdoğan ise standart disipline sımsıkı bağlı türbanı ile öteki "first leydiler"den ayrılıyordu.
Bu resmin uluslararası topluma verdiği mesajın önemli bir kesimi incittiği okur tepkilerinden belli oluyor.
Türkiye hakkında fikri olmayan bir Batılı bu fotoğrafa baktığında dini tutuculuğun bu dört ülkeden sadece Türkiye'de sorun yarattığına inanır. Ve Türkiye'nin seksen yıllık laiklik deneyimi ile İslâm dünyasına liderlik etmeye tek yeterli ülke olacağına kesinlikle ihtimal vermez.
Evet evet, AKP "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın eşi bu üç farklı modelden hangisini benimsemeli?" sorusunun cevabını aramalıdır.
Çünkü örtünüp örtünmemenin, başını sımsıkı bağlamakla Benazir gibi yarısını açık bırakmanın dinle, imanla fazla ilgili olmadığına artık insanlar uyandı.
Meselenin örtünmekten öteye dini bir simgeyi siyaseten dayatmak olduğu, türbanın tek tip oluşundan bellidir.
Atatürk ile çağdaş yaşamı yakalayan Türkiye'yi, şimdi Suriye, Mısır ve Pakistan'dan bile geriye düşmüş gösteren inat kadınların sağduyusu ile aşılabilir.
"Kadının yeri evidir. İşi de eşine ve çocuklarına bakmaktır" diyen tutucuların daha çok erkekler arasında bulunduğu düşünülecek olursa çözümün adresi bellidir.
AKP sorunun cevabını, erkekleri işe karıştırmadan sadece kadınlar arasında aramalıdır.
Bir Türk neye bedel?
Diyarbakır'da düşen uçağın ölen yolcuları için yapılan tazminat ödemeleri bir rezalet!
Yabancı yolcuların her biri için 291 milyar lira ödeyen THY, kurbanların Türk olanlarına 33 milyar lirayı yeterli görmüş.
Buna Türk vatandaşının kendi ülkesinde aşağılanması denir ve kabul edilemez.
Bize çocukken "Bir Türk dünyaya bedel" diye öğrettiler. Şimdi devlet ancak 9 Türk'ün bir yabancıya eşit olduğunu söylüyor.
İnsan haklarına saygısız, ırkçı aşağılama kokan, hastalıklı bir değerlendirmedir.
"Türk'ün fiyatı"nı belirleme yetkisini THY kimden alıyor?
Yanlış mesaj
AKP'liler halkoyuna gidilmesine pek meraklılar ya, keşke Emine Erdoğan'ın türbanı için de bir referandum yaptırsalar..
Haberin Devamı

