Meclisi kesintisiz 19 saat çalıştıran AKP'liler, imam hatiplerle ilgili yasayı yangından mal kaçırır gibi geçirdi.
Bu ne azim, bu ne telâş?
AB eşiğinde dünya medyasını dinî ideolojinin eyleme geçtiği telâşına düşürerek Türkiye'nin imajına zarar vermenin acelesi mi vardı?
İtalyan gazeteleri iktidarın inadını "devlete İslâmi yönetim tarzı geleceği" nin işareti olarak yorumladı.
CHP lideri Baykal bu yasa ile genel eğitimin dinselleştirilmesi kapısının zorlandığını söylüyor. "Amaç 65 bin öğrencinin (imam hatip) yarın öğretmen, yargıç, kaymakam, vali olabilmesidir" diyor.
AKP'nin iktidara gelmesinden sonra yaptığı atamalara, Başbakanlık Müsteşarı yapılan Ömer Dinçer'in dokuz yıl önce yazdığı tebliğe ve bir tarikat liderinin belgelenmiş önermelerine bakınca, bu endişenin boş bir kuruntu olduğunu kimse söyleyemez.
Endişe nereden?
Ömer Dinçer'in tebliğinde "siyasi öncelikli İslâmî hareketlerin iktidara geldiğini düşünürsek" diye başlayan paragraf "bürokratik mekanizmada yer alacak memurları dindar insanlardan seçmekken bahsediyor.
Tarikat lideri "mülkiyede, adliyede ve öteki hayati müesseselerde" örgütlenmenin, can damarları içinde dolaşmanın ve köşeleri tutmanın önemini vurguluyor ve bunun yol ve yöntemlerini öneriyor.
Tehlikeli emellerin değirmenine su taşıyan eylemler, iyi niyet taşlanyla örülmüş yollar kullanılarak bile yapılsa ne fark eder?
Yarın Başbakan Erdoğan "Değişim bayrağı altında topladığım arkadaşlarım beni ezdi geçti" derse, bu özür ve pişmanlık neye yarar?
Siyasi hovardalık
İktidarın imam hatiplerle ilgili takıntıya ekonomik istikrarı ve AB sürecini tehlikeye sokacak kadar gözü kararmış bir şekilde yoğunlaşması, toplumun büyük kesiminde hayal kırıklığı ve güven krizi yaratmıştır.
Bu duygu özellikle geçmişe tepki olarak AKP'nin değişim vaadine destek veren merkez sağ görüşlü kesimde çok yaygındır.
Bu kesimden vatandaşlar bize de sitem ediyorlar. Tayyip Erdoğan'ın değişim taahhüdünü kredilendirdiğimiz için yanıldığımızı ve okurlarımızı yanılttığımızı söylüyorlar. Ben yanlış yapmadığımıza, AKP'ye bu şansı kullandırmanın yararlı olduğuna bugün de inanıyorum.
Geçen gün savunduğum gibi AKP'nin seçimde aldığı oylar, kazandığı oylar değildir; rakiplerinin kaybettiği oylardır. Hükümetin başarıları bu oyları AKP'ye kazandıracak, fakat din sömürüsüne dayalı ayrımcı politikalar kaybettirecektir.
İktidarın, rejimle ilgili niyeti konusunda zaten var olan şüpheleri daha da derinleştiren son yanlışı mutlaka bedel ödetecektir.
Erdoğan halktan aldığı krediyi kötü kullanmıştır.
Bu tecrübeden sonra toplum, Tayyip Erdoğan ve partisine karşı eskisi kadar cömert olmayacaktır..
Yanlış hesabın bedeli vardır
Meclisi kesintisiz 19 saat çalıştıran AKP'liler, imam hatiplerle ilgili yasayı yangından mal kaçırır gibi geçirdi.
Haberin Devamı

