Yanlış anlaşılır!

Başbakan'ın yazılı bir metne dayanmadan yaptığı iki konuşmasından biri hadise oluyor...

Haberin Devamı

Başbakan'ın yazılı bir metne dayanmadan yaptığı iki konuşmasından biri hadise oluyor.

Asabi mizacı "şahsi mesele" haline getirdiği konularda sıkıştırılmayı hazmedemiyor. Hükümetin taraf olduğu her konuyu "şahsi mesele" haline getirdiği için de medya mensupları ile buluşmaları sık sık azarlama seanslarına dönüşüyor.

Malezya'ya hareketinden önce Esenboğa'da yine esti.

Fındık mitinginin kimsenin burnu kanamadan sonlanması nedeniyle övgü hak eden Emniyet Müdürvekili'nin görevden alınış kararını savunurken "Gerekirse su ve biber gazı sıkmalıydı" dedi.

Yolun açılması talimatını telefonda kendisinin verdiğini açıkladı. Yolun kapalı olmasının iki hayata mal olduğunu, eğer halkın onaylamadığı görevden alma kararını haklı göstermek için söylediyse, bu bilgiyi kendisine aktaranları mimlemeli.. Çünkü bu haber doğru değil ve biber gazını onlara karşı kullanmak isteyebilir!

Başbakan, Orgeneral Büyükanıt'la ilgili "akıllı hamle"ye dayalı başarının Cumhurbaşkanı Sezer'in inisiyatifi ile gerçekleştiğine dair haberlere de sinirlenmiş. Olayın tamamiyle iktidarın iradesine bağlı olduğunu belirten Başbakan "Güdülen hükümet değiliz" dedi.

Fitnenin oyununu bozan basiretin hükümetten geldiğini zaten bilen biliyordu. Bilmeyenlere de daha sakin bir şekilde anlatmak mümkünken Başbakan bu konuda kompleks içindeymiş gibi hava yaratmıştır.

PKK'yı dağdan indirecek hükümetçe benimsenmiş bir planın var olup olmadığı konusundaki soruya verdiği cevap, Başbakan'ın 4-5 günlük bir tatil kaçamağına ciddi olarak ihtiyacı bulunduğunu düşündürecek nitelikteydi.

Bir espri ile de cevapsız bırakılabilirdi bu soru ama o "Bu sorular ülkeye ihanet sorularıdır" dedi.

Öyle şey olur mu? Asıl bu soruları sormayan gazeteci görevine ihanet etmiş sayılır.

Her fırsatta medyanın rolünü hafife alan ve onu hasım gibi gören iktidar sahiplerinin bu tür tavırları da ihanet değilse bile demokrasiye muhalefet yerine geçebilir!

****


Aman alışmayalım!
Başbakan'ın Esenboğa'daki asabiyeti, acaba enflasyon rakamlarından onun bir gün önce haberdar olmasından mı ileri geliyordu?

Enflasyondaki hızlanma tehlike sinyalleri veriyor. Dün açıklanan aylık rakamlar, tüketici fiyatlarındaki yıllık artışın yüzde 11.69'a, üretici fiyatlarındaki yıllık artışın da yüzde 14.34'e yükseldiğini ortaya koyuyor.

Oysa geçen yıl yüzde 8'e çekilen enflasyonu bu yıl yüzde 5'e indireceğimizi ümit ediyorduk. AKP ekibi ekonomiye egemen oldukça tekleme işaretleri çoğalmaya başladı. Çift haneli enflasyonlara aman tekrar alışmayalım.

Bedeli her neyse tedbirler tavizsiz alınmalıdır. Fiyat artışları seyredilmemeli, milletçe çektiğimiz bunca çile boşa gitmemelidir.

Çünkü enflasyonda çıkan bu rakamlar faiz kanaması yaratabilir!

*****


Çetiner son olsun!
Aynı yere üst üste iki top mermisi düşmez derler ama medyanın bağrına birkaç günde dört bomba düştü!

Duygu Asena, Halit Çapın, Ergil Tezerdi ve son olarak Yılmaz Çetiner…

Hepsi bizim dünyamızın iz bırakan, mesleki yetenek ve verimleri ile yeni kuşaklar için örnek alınacak kalemler ve kişiliklerdi. Çalışkan, bağımsız ruhlu, cesur ve saygın.

Eserler ve ödüllerle dolu meslek yaşamı ile olduğu kadar sevgi dolu bir baba, ağabey ve arkadaş özellikleriyle de yeri kolay doldurulamayacak olan son kaybımız Çetiner'i bugün toprağa vereceğiz, hep özlemle ve sevgiyle hatırlayacağız.

Onlara rahmet, sevdiklerine sabır diliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR