Karadeniz fıkrasındaki hesapla 4 kere 4 eder 16, hadi bilemediniz 17...
Yeni açıklanan Türkiye nüfusu, gerçek sandığımız rakamın 3,5-4 milyon kadar altında çıktı!
Yani Türkiye İstatistik Kurumu’nun hesabı Temel’in hesabından bile daha çok şaşmıştır, daha fazla sapmıştır.
Uygulanmakta olan “projeksiyona dayalı” ölçümde nüfus 74,8 milyon hesaplanıyorken daha sağlam bir yöntem olan “adrese dayalı” ölçüm, nüfusumuzun 70 milyon 586 bin 256 olduğunu ortaya koydu.
Kelle sayarken bile yüzde 5-6 hata yapılmaz, değil ki vatandaş sayarken...
Bu büyük farkın fert başına düşen gelirden başlayıp ölçme ve planlama temelinde pek çok hesabın yeniden yapılmasına yol açacak olması önemlidir ama daha önemli olan Türkiye’nin itibarıdır.
Bu durum seçmen kütüklerini etkilemiş midir vazgeçtik; rakamları 70 milyonda 4 milyon sapmış bir devletin hangi sözüne güvenirler?
TÜİK bu yanlışın sebebini dürüstlük ve cesaretle açıklamalıdır.
“Bazı belediyeler bütçeden daha fazla para almak için nüfuslarını şişirdiler” ise devlet devletliğini yapıp hortumcuları bulup cezalandırmalıdır.
Olayın teselli veren tek yönü, nüfus artış hızının zanettiğimiz gibi yüzde 1,28 olmadığını, binde 85’e kadar düştüğünü öğrenmektir. Ama yapılan hesap hatasının büyüklüğü böyle bir iyiliğin gerçekleştiğinden de emin olmamızı önlüyor.
Önümüzdeki veriler yine de hızlı kalkınmaya, işsizlikle savaşmaya, daha kaliteli ve yaygın eğitime şiddetle ihtiyacımız olduğunu gözümüze sokuyor.
Sevgi, eğitim, sağlık hizmeti ve sonunda iş vereceğimizden emin olmadığımız çocukları dünyaya getirmek sorumsuzluğuna karşı bizi uyarıyor.
Türkiye’nin hedef olduğu iki büyük tehdit var. Bölücülük ve irtica.
İkisi de eğitimsizliğin ürettiği yoksulluktan ve umutsuzluktan besleniyor.
Bunu hiç unutmayalım!
El Beşir kimin misafiri ve niçin?
Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’in Türkiye’yi ziyaret isteğini Sezer Cumhurbaşkanı iken nazikçe reddetmişti.
Çünkü El Beşir, 200 bin insanın katlinden sorumlu tutulan dünyanın en kanlı diktatörü sayılıyor ve insan hakları örgütlerinin sürekli lânetine hedef oluyor.
Sudan diktatörü dün ülkemize geldi.
Devletin başı değişince devletin kararı niye değişti; merak ettik.
El Beşir’in öteki yaptıklarına baktık:
Mesela 1989’da hükümet darbesi yapmış, partileri yasaklayıp şeriat yasalarını ilân etmiş. Ardından muhalefet partilerinin gücünü sınırlayan bir anayasa hazırlamış. Son olarak da itiraz eden parlamentoya bir darbe daha yapmış.
Bu faaliyet raporu kafamızı meşgul eden soruya yeteri kadar ışık tutuyor:
AKP bayılıyor böyle tiplere!
Yalnız bir uyarı: Anadolu’da “Karga karga ile uçar” diye bir söz vardır.
Hatırda tutmak faydalı olabilir

