Yakışmıyor!

Haberin Devamı

Hatip Dicle’nin milletvekili sıfatını düşüren karar demokrasiye de hukuka da uymuyor. Türkiye’ye yakışmıyor!

Düşünün; seçim sistemi yüzde 10 gibi acımasız bir baraj uygulayarak millet iradesini boğuyor.

Bu adaletsizliği aşmak için bir parti adaylarını bağımsız olarak seçime sokmak zorunda kalıyor.

YSK’nın adaylığına geçit vermemesi gereken kişi seçime giriyor.

Yargıtay, seçilme engeli yaratan bir suçla ilgili mahkeme kararını seçime üç gün kala kesinleştiriyor.

YSK bu gelişmenin kendisine yüklediği sorumluluğu seçim sonrasına erteliyor.

.. Ve korkulan oluyor. YSK Hatip Dicle’nin mazbatasını iptal ediyor.

Sistem doğru işlese Dicle’nin adaylığı kabul edilmez, BDP’ye başka bir aday göstermesi hakkı verilirdi.

Şimdi Dicle’nin aldığı 80 bin oy kaybedilmekle kalmamış, iktidar partisinin hanesine yazılarak ona hak etmediği bir milletvekilliği kazandırılmıştır.

Başbakan’ın borcu

BDP’nin meclis boykotu planladığı haberleri geliyor. Özellikle BDP’nin soğukkanlılığını kaybetmemesi gerekiyor.

Meclisin müzakere kabiliyetini zayıflatmak ve terör örgütüne kan dökme bahanesi yaratmak akılla bağdaşır yollar değildir.

CHP Sözcüsü Tamaylıgil doğru şeyler istedi: “Adalet, millet adına karar verir. Milli iradenin ortaya koyduğu tercihi yok saymak mümkün değildir. Yargı siyaseti dizayn etmemelidir.”

Sonra 2002 seçiminde kesin hüküm giymiş olduğu için seçime giremeyen Tayyip Erdoğan’a siyasetin yolunu açmak için o günün meclisi ne yapmışsa AKP’nin şimdi aynı düzenlemeleri yapma borcu altında olduğunu hatırlattı.

Ama iktidar kanadından inandırıcı olmayan sesler geliyor: Efendim sorun yargının elindeymiş, bağımsız yargının işine karışmamak lâzımmış!..

12 Eylül referandumunun iktidara yargıyı kontrol etme olanağı sağladığını bilen herkeste iktidar sözcülerinin bu dedikleri acı bir tebessüm yaratıyor olmalıdır.

Pek çok yargı kararının son zamanlarda “iktidarın gözüne girme” gizli gerekçesine dayandığını hissetmemek mümkün mü?

O nedenle Başbakan Erdoğan’ın elini kimseye göstermeden bu meseleye uzatmasında yarar vardır.

İlâhi adalet ışığı

Helâlleşme olmayacak bir konu varsa, o da milletten alınmış oyların hükümsüz hale getirilmesidir.

Hatip Dicle’nin milletvekilliği düşünce AKP’li Oya Eronat meclise girdi.

Bu karmaşa içinde ilâhi adaletin varlığını hissettiren bir şey oldu:

Hatip Dicle’nin kaybettiği milletvekilliğini kazanan Oya Eronat kimdir; duydunuz mu?

Üç yıl önce Diyarbakır’da PKK’nın bir dershaneye yaptığı bombalı saldırıda hayatını kaybeden 17 yaşındaki Eren Şahin’in annesi!..

Bu kadar heyecan verici bir tesadüf dahi milli iradeye karşı işlenmiş olan bu suçun tesellisi olamaz.

İktidar CHP’nin çağrısını dikkate almalıdır.

Dünkü gazetelerde Türkiye’nin komşularına ilham kaynağı olduğuna dair haberler vardı.

Sünni âlemin en yüksek dini otoritesi El Ezher Üniversitesi başimamı, yeni yapılanan Mısır için laik temelli Türk demokrasisini örnek gösteriyor, bataktaki Yunanistan’ın Başbakanı, halkını “Türkiye başardı, biz de başarabiliriz” diye motive ediyordu.

Gündemimizdeki hak ihlâli, komşularının gözünde yücelen Türkiye’ye yakışmıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR