Yakışmıyor!

Haberin Devamı

Manşeti “Garip şeyler oluyor” diye attık ama “Neler dönüyor?” diye sormak belki daha gerçekçi olurdu!

Taraf Gazetesi dün Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nın hazırladığı iddia edilen bir planı yayınladı.

Plan temel olarak “laik düzeni yıkıp İslâm devleti kurma hayalindeki” faaliyetler ile Gülen cemaatinin eylemlerine karşı icra edilebilecek önlemleri düzenliyor.

Dün akşam getirilen yayın yasağı nedeniyle içeriğini aktaramadığımız belge ilk anda inanılmaz gibi görünüyor ama şu andaki haliyle maalesef “talihsiz bir gerçek” diye nitelenmeye daha yakın duruyor.

Çünkü Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Gürak bir soru üzerine “Böyle bir belge yoktur. Yazılanlar hayal ürünü” dememiş, diyememiştir.

“Belgenin varlığı mı soruşturulacak, yoksa nasıl sızdığı konusu mu?” sorusuna “konunun tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla askeri savcılığa soruşturma emri verildiğini” belirtmiştir.

Bu kadar da olmaz

Plan, Gülen cemaatinin ordu içindeki uzantılarına karşı alınacak tedbirleri sıralıyor daha çok.

Genelkurmay Başkanlığı, ülke güvenliğine yönelik iç ve dış tehlikeler bağlamında elbette irtica tehdidine karşı uyanık olmak ve önleyici tedbirler geliştirmek sorumluluğundadır.

Ama insanın güvendiği bir arkadaşının yanında bile telâffuz etmekten sakınacağı tertipleri bir belgede görmek akla sığmıyor!

Bu bir tedbir paketi değil, sanki askerleri karalamak için kasten hazırlanmış bir suçüstü belgesidir!

Okuyan üstünde yarattığı ilk duygu, en güvenilen kalenin yıkıldığı şokudur.

Başımıza gelecek en iyi şey, böyle bir planın asla yazılmadığını öğrenmek veya en azından bir fikrî çalışma taslağı olarak sunulduğu halde üst makam tarafından çöpe atıldığını işitmek olabilir.

Haber nasıl uçuruldu?

Nazlı Ilıcak beş yıl önce “Fethullah Gülen’in istihbaratı kuvvetlidir” diye yazmış, kendisiyle ilgili bir ihbar aldığı için Türkiye’ye dönmediğini öne sürmüştü.

Genelkurmay’da hazırlandığı iddia edilen plan Nisan 2009 tarihini taşıyor. Dikkat!.. Fethullah Gülen, Ilıcak’ı doğrularcasına 8 Nisan 2009’da cemaatine aynen şu uyarıyı yapıyor:

“Ellerine de (kitap okuyan Müslümanların) Kalaşnikofları verirler. İki yerde eylem yaptırıp demek ki fırsat bulunca bunlar da silâha sarılabilir derler. Çuvaldızı bile olmayan insanlara terörist damgası vurmak isteyebilirler.”

Fethullah Hoca asla haklı çıkmamalıdır.

Askerler rejime tehdit hissediyor, Ergenekon soruşturmaları bahanesiyle TSK’nın lekelenmek ve yıptarılmak istendiğine dair şüpheler taşıyorsa bunları konuşmanın yasal zemini vardır.

Çare Başbakan ile Genelkurmay Başkanı’nın gizli görüşmelerde mezara gidecek sırlar üretmeleri değildir.

Tasfiye planları hazırlamak hiç değildir. Devletin tanıklığına sahip Milli Güvenlik Kurulu zeminini kullanmaktır.

Yasal zeminlerin göstermelik hale geldiği yerde sadece komplo ve entrika ürer.

Türkiye’ye yakışmıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR