Yağma yok!

Haberin Devamı

Eğer bir borsada sıklıkla “keriz” silkeleniyorsa orada iki hastalıklı durum var demektir:

1. Dolandırıcı türü soygunculara karşı sermaye piyasası savunmasız bir yer haline gelmiştir;

2. “Keriz” bolluğu, ahlâksız kazancın cazibesini artıracağı için dürüst oyuncular da tehlikededir. Hileye, hırsızlığa tahrik olacaklardır çünkü...

İzmir’de ünlü bir dolandırıcı bir tarihte mahkeme başkanına şöyle yakınmıştı:

“Hâkim bey asıl ben davacıyım bu adamdan. Beni o yoldan çıkardı. Saat Kulesi’ni satın alacak kadar saf insanlar mevcut oldukça kafası çalışan bizim gibi adamlar namuslu kalabilir mi?”

Dün İstanbul Borsası’nda manipülasyon yaptıkları gerekçesiyle Mali Polis 35 kişiyi gözaltına aldı.

Ayrıca 47 banka hesabına blokaj kondu.

Olay, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan sağladığı teknik destek eşliğinde savcılığın yürüttüğü izleme ve soruşturma sonunda ortaya çıkarıldı.

Gözaltına alınanlar arasında tanınmış sporcular ve daha önce aynı suçlama ile 24 kez operasyona hedef olan, ağır cezada yargılanan eski bir futbolcu var.

Kazanma hırsı kışkırtılmış, kandırılarak borsada tuzak kâğıtlara yatırım yapmaya ikna edilmiş tasarruf sahiplerinin bu suç örgütüne 100 milyon lira civarında haksız para kazandırdıkları tahmin ediliyor.

Daha önce de aynı ekibe dâhil kişilerin 21 milyon ve 93 milyon liralık vurgunlar yaptıkları belirlenmişti.

“Keriz silkeleme” adı verilen soygun türü dünyanın pek çok yerinde işlem hacmi dar olan, başka bir deyişle “derinliği olmayan” borsaların hastalığıdır.

Bu suçun cezası ağır olmakla beraber kanıtlanması zor olduğundan “acemi yatırımcı”yı korumak daha çok yatırımcıları bilinçlendirerek sağlanabiliyor.

Manipülasyonla zengin olacağına inanarak borsaya gidip de her şeylerini kaybederek yıkılan bahtsızlardan biri olmamak ancak aşırı beklentilere kapılmamakla mümkündür.

Borsa, bilmediğiniz bir ormanın gece hâlidir.

Girmek istiyorsanız bir uzmanın danışmanlığından yararlanmaya muhtaç olduğunuzu asla unutmamalısınız.

“Altına hücum” telâş ve heyecanı uyandırıldığı dönemlerde borsadan uzak durmak herkesin menfaatinedir!

Var mı anlayan?

Kürt sorununun çözümüne yönelik irade destek mi görüyor, yoksa beklenmedik çevrelerden çelme mi yiyor?

Bunu anlamak gün geçtikçe zorlaşıyor.

PKK’yı BDP’den ayıran sınır neredeyse kayboldu.

Şerafettin Elçi, BDP grubunu oluşturacak arkadaşlarının milletvekili yemini edeceklerini ancak bu yemine bağlı kalmayacaklarını dün de tekrarlıyordu.

Aynı saatlerde PKK’lı teröristler Tunceli-Erzincan yolunda durdurdukları araçlarda kimlik kontrolü yapıyor, karakollara ekmek taşıyan 2 aracı ateşe veriyordu.

Oysa terör örgütünün elebaşı daha birkaç gün önce “Savaşı değil demokratik anayasal çözümü esas alıyoruz” demiş ve muhatap olarak rolünü oynayabilmesi için Meclis’in kendisine çağrı yapması gerektiğini söylemişti.

Bu çelişki bile Kürt sorununa terör şantajı altında çözüm aranamayacağı gerçeğini öğretiyor.

Hapisteki milletvekilleri bırakılmalı, sorun milli iradenin temsilcilerine tevdi edilmelidir.

Yargı, tutuklu milletvekillerinin zincirlerini çözmelidir.

Aksi halde yargıçlardan oluşan Yüksek Seçim Kurulu’nun bu kişileri seçime niçin soktuğuna cevap vermesi gerekir!

DİĞER YENİ YAZILAR