Amerika’nın Sesi her hafta 43 dilde 1500 saat yayın yapan dev bir haber merkezi.
İçki tartışmalarına o da katıldı.
“Alkol kısıtlamalarının altında İslâmi politikalar mı yatıyor?” sorusuna cevap arayan Amerika’nın Sesi, seçimlere kadar toplumdaki kutuplaşmanın daha da derinleşeceğini söylüyor.
Amerikan yayın kuruluşu iktidar partisinin muhafazakâr tabanı daha çok kapsamak için bu kitleyi hoşnut edecek yeni yasalar çıkaracağını iddia ediyor.
The Economist de aynı olayı değerlendirirken “Ilımlı İslâmcı parti, sıkı alkol sınırlamaları getiriyor” başlığını attı.
“AKP yönetiminde geçen 10 yılın ardından Türkiye’nin çok daha muhafazakâr bir yer olduğunu” yazdı.
Başbakan “dini görüşlerini yasalara yansıttığı” eleştirisini kolay çürütemez.
Laik kurumlara ve uygulamalarına iktidarın tavrı, saklanamaz bir karşıtlığı yansıtıyor. Her icraat, dinle ilgili geçmiş bir hesabı intikamcı tatmine bağlamanın çabasına örnek teşkil ediyor.
İktidar Meclis’teki sayısal gücünü geri alınamaz yetkisiymiş gibi kullanıyor. Din ilişkisi kurmayı, siyasi yatırım sayıyor.
4+4+4 imam hatiplerin orta kısımlarını açan anahtardı. Bu sözde reform bütün okulları imam hatip hâline getirmiştir.
O rüzgârda başörtüsü sorunu çözülmüş Kur’an kursları için teşvik kararları yürürlüğe girmiştir.
Üçüncü boğaz köprüsüne verilecek isim bile din sömürüsü değil mi?
Yavuz Sultan Selim adının Alevi vatandaşları inciteceği hesap edilmedi mi?
Günlerden beri büyüyen kalabalıklar Taksim Gezi Parkı’nda ağaçları kestiren otoriteye karşı direniyor.
“Ağaç kadar savunmasız insanlar...”
Başbakan “Ne yaparsanız yapın; orası için karar verdik, yapacağız” diyor. Yapacakları şey AVM ve konuttur.
Modern toplumlarda insanların kentin görünümünü veya yaşantısını değiştirecek projelerde söz söyleme hakları vardır.
İtirazlarını kamuoyuna duyurmak için toplananların üstüne polis ordusu göndermek dişlerini sıkarak biber gazına boğmak en azından ayıptır.
Toplananların kışkırtıcı ajan tuzağına düştüğünden şüphe duymak, polis operasyonu bahanesi üretmektir.
Protestocuları zorla dağıtmak da tedbir değildir. Ama dış etkilere karşı izole etmek ve kendiliğinden dağılacakları vakte kadar sabır göstermek insani bir tedbirdir.
Neden denenmiyor?
Devlet hani hizmetkârdı?
Vurma, bekle!
Haberin Devamı

