Sosyal Güvenlik Reformu hepimizin hayatını ve geleceğini ilgilendiriyor.
Fransa'da gençlerin iş güvenliğini ilgilendiren düzenleme, ülkeyi haftalar boyu altüst eden eylemlere sebep oldu. Boyun eğmese hükümet düşecekti.
Bizde ise tüm çalışanların sosyal güvenlik kurumlarını birleştiren, prim ödeme süresini artıran, emeklilik yaşını yükselten, bazılarının aylıklarını indiren reform, nükleer bir denizaltı gibi sessiz ve derinden hızla geçti.
KESK Başkanı Tombul'un dediği gibi hayat-memat meselesi olan bu yasaya "bir derbi maçına ayırdığımız zamanı ve ilgiyi bile vermedik!"
Yasanın 15 maddesini Cumhurbaşkanı Sezer'in veto etmesi şimdi belki bu kusurumuzdan doğacak sakıncaları azaltmak için fırsat yaratacaktır.
Tabii iktidar partisi AKP Çankaya'dan dönen yasaları virgülünü değiştirmeden tekrar gönderme inadına tekrar tutsak düşmezse...
Evet sosyal güvenlik açıkları, gelecek kuşakların imkân ve mutluluklarını rehine koymak gibi bir sorumsuzluktur.
Son on yılın açıkları toplandığında 400 milyar dolara yakın bir rakam çıkıyor ortaya.
Sezer devletin sosyal güvenlik yükünden yakınamayacağını söylüyor ama yıkım doğuran bugünkü tablo da sürdürülemez.
Bu durumda "vur deyince öldürmek" çözüm olmayacağına göre bir orta yolun bulunması ihtiyacı net olarak ortaya çıkmaktadır.
İktidar partisi Sezer'in itirazlarını inada feda etmemeli, veto kararını daha önce ihmal ettiği toplumsal katılımın önünü açma fırsatı olarak değerlendirmelidir.
Cumhurbaşkanı Sezer sistemde ikinci meclis gibi, senato gibi bir fonksiyon icra ediyor. AKP'nin tasarladığı yakın gelecek, Çankaya'nın niteliğini değiştirecek ve onu iktidarın fetva makamı rolüne sokacaktır.
Bir yıl sonra kaybedeceğimiz bu imkânı bari şimdi değerlendirelim!
Diyarbakır çıkar ama CHP?..
Biz Baykal'dan "daha yaratıcı" olmasını istiyorduk ama o "nur topu gibi bir zırva" doğurdu!
Lâfa bakar mısınız: "Kimse kuraldı, ilkeydi demesin. Diyarbakır ve Samsun mutlaka ligde kalmalıdır..."
Siyaset neye el atsa dejenere oluyor. Siyasetin tabiatından mı, yoksa bizdeki siyasetçinin kalitesinden mi?
"Küme düşen olmasın" diyen Baykal'a "Ligden şampiyon çıkmasın" fikri de cazip gelebilir.
Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon taraftarlarının oylarını bu sayede toplayacağına kendini inandırabilir.
Dün Baykal'ı okuyup "Biz adam olmayız" karamsarlığına yenik düşüyordum ki Diyarbakırspor'u bir anda ikinci ligden göklere çıkaran bir haber geldi. Kulübün Basın Sözcüsü "Düştüğümüz gibi çıkarız. Bu tartışma bitsin" dedi. Bravo!
Bu inançla Diyarbakır gerçekten süper lige tekrar çıkar.
CHP bu kafayla giderse çıkar mı; şüpheli!
Vurdumduymaz
Sosyal Güvenlik Reformu hepimizin hayatını ve geleceğini ilgilendiriyor. Fransa'da gençlerin iş güvenliğini ilgilendiren düzenleme, ülkeyi haftalar boyu altüst eden eylemlere sebep oldu. Boyun eğmese hükümet düşecekti
Haberin Devamı

