Türkiye demokrasi liginin en sorunlu ülkesi.. İhtiras ve cehaletin el ele ürettiği sorunlar boyumuzu aştı.
Yoksulluk, yolsuzluk, gelir bölüşümü adaletsizliği, vergi adaletsizliği bizde.. Üretim gücüne göre en borçlu ülke biziz..
Tınaz Titiz, Özal'ın parlak bakanlarından biriydi. Kazanmadığımız paraları harcadığımız günlerde şöyle bir uyan yapmıştı:
"Türk insanı bir sürü çok bilmiş görünüşlü cahilin telkiniyle, bir şey üretmeden daha çok refahın mümkün olabileceğini sanıyor.."
Bütün kötülükler bu yanılgıdan türedi. Peki daha ne kadar sürecek?
"Parayla oynayarak refah sağlanamayacağı refahın tek parametresinin üretim ve akıl olduğu gerçeği anlaşılana kadar.."
Üretim kaynak ister. Oysa hükümetler yıllardan beri vergi mükellefi olarak yakaladığı vatandaşların kanını eme eme onları mecalsiz bıraktı, bir çok Türk müteşebbisi yurt dışına kaçırdı.
Kayıt dışından semirenlerin üstüne gidip vergi tabanını genişletemediği için ücretlilerin vergilerini artırdı, adaletsizlik olduğunu bile bile tüketim vergilerini yükseltti.
Bu kafayla üretim artmaz, işsiz yığınlara fırsat ve ümit verilemez.
Hangi yatırımcı, dünyanın en pahalı elektriğini kullanacağını, bu maliyetle rekabet edemeyeceğini bile bile Türkiye'ye fabrika kurar?
AKP hükümeti vergi konusunda zalim davranmayı cesaret göstermek sanıyor.
Evet, borçlarımızı ödeyelim ama bunu üretim artışına zarar vermeden, hatta üretimi teşvik ederek yapmanın yolunu bulalım.
IMF reçetesi ile sağlanan iyileşme aksi halde ömürlü olmayacaktır.
Doğru çözüm yolsuzlukları önlemek ve ikinci bir Türkiye büyüklüğündeki kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almaktır.
Unutmayalım: "Umut fakirin ekmeğidir.." O da tükenirse demokrasiden başka yiyecek bir şey kalmaz!
Bahane kalmadı
İmar rezaleti yüzünden Türkiye, belki de cumhuriyet tarihinin en kitlesel zulmünü yaşadı, yaşıyor.
Uzaktan bakanlar "Yüksek faiz uğruna şöhretini bile bile paralarını Uzanlar'a yatırmışlar, cezalarını çeksinler" diyebiliyor.
Ayıp.. 360 bin İmar mudisinin 260 bini, 15 milyar liranın altında hesabı olanlardır.
Devletin denetlediği ve garanti ettiği sistemde bu insanlar emekli ikramiyelerini, bir avuç paralarını götürüp yatırmış.
Çoğu çocuk okutuyor. 500-600 milyon liralık emekli aylığına destek ararken en yüksek faizi vaad eden bankaya gitmelerini kim ne hakla suç sayabilir?
Uzanlar'ın BDDK ve SPK'nın gözü önünde işlediği suçların faturası nasıl mağdur insanlara çıkarılabilir?
Hükümet yetkilileri "Ödeme planı için fotoğrafın ortaya çıkmasını bekliyoruz" demişlerdi.
BDDK bu fotoğrafı çekmiş ve hükümetin önüne koymuştur nihayet.
İktidarın ödeme planını açıklamak ve yüzbinlerce ailenin acısına son vermek için artık hiç bir bahanesi kalmamıştır.
Vur abalıya olmaz!
Türkiye demokrasi liginin en sorunlu ülkesi.. İhtiras ve cehaletin el ele ürettiği sorunlar boyumuzu aştı. Yoksulluk, yolsuzluk, gelir bölüşümü adaletsizliği, vergi adaletsizliği bizde.. Üretim gücüne göre en borçlu ülke biziz..
Haberin Devamı

