Kaçırdığımız trenlerin arkasından ağlamak, bizim ulusal kaderimiz gibidir.
Biz ayağımıza gelen fırsatların "kaçırılmaması gereken fırsatlar" olduğunu genellikle onları teptikten ve faturaları önümüze geldikten sonra farkederiz.
"Fırsatların üstünde nadiren etiket olur" derler.. Basiretli siyasetçiler bir ülkeye işte bunun için lâzımdır.
Bizim bundan yana şansımız yok!
"Kaçan Fırsatlar Cumhuriyeti"nde şimdi tezkerenin kabul edilmemesinden doğan depremin paniğini yaşıyoruz.
Dün faizler ve dolar çıktı, borsa çöktü.
Artçı şokların ilki, 2003 bütçesinde ortaya çıktı. Hükümet 9,8 katrilyon liralık tasarruf ve 5,9 katrilyon liralık ek gelir öngörüyor.
Bu hedeflere varmak için yatırımlardan vazgeçilecek, halktan yeni vergiler alınacak ve dar gelirli kitlenin beklediği paralar ödenmeyecek.
İktidarın meclisten geçiremediği tezkerenin faturası "vur abalıya" misali halka çıkarılmıştır.
Millete haksızlık..
Maliye Bakanı "Savaş vergisi falan getirmiyoruz" diyor. Peki ne getiriyorsunuz?
Bu vergiler "savaş vergisi" değilse seçimini yanlış yapmış halka cezadır!
"Hem suçlu, hem güçlü" diye tanımlanacak bir iktidarın kendi ayaklarına ateş etmesidir! Şu denilebilir:
"Ekonomik programın başarısı için bu tedbirleri almaya mecburduk.."
O zaman niçin iki-üç ay direndiniz?
Çünkü IMF'nin dayattığı bu istekler iki ay önce yerine getirilmiş olsaydı bugün faizler yüzde 50'nin altına iner, borsa 15 binin üstüne çıkmış olurdu.
Hükümet, Amerika'dan alacağı yardıma güvenmiş, ama meclisteki grubunun iktidar sorumluluğu bilinci konusundaki hamlığını hesap edememiştir.
Bu hesabın millete fatura edilmesi büyük haksızlıktır.
Güvenlik riskleri..
Tezkere depreminin faturası keşke yalnızca ekonomi ile sınırlı kalsa..
Hükümetin "savaş çıktığı takdirde niçin ABD'nin yanında olmamız lâzım?" sorusuna sıraladığı bütün gerekçeler, şimdi Türkiye'ye yönelik güvenlik riskleri olacaktır.
"Meclisin kararına herkes saygı göstersin" deniyor. Bu kararı üç ay önce, yani "Biz denklemin dışında kalmak istemiyoruz, masaya oturmak istiyoruz" demeden, üs ve limanların genişletilmesine evet demeden, Amerikan gemileri limanlarımıza gelmeden evvel vermiş olsaydık bunu isteyebilirdik.
Washington tepkisini kontrol etmeye çalışıyor. Bu yanlış yorumlanmamalıdır.
Bush yönetimi iktidarın yeni bir tezkereyi meclisten geçirmeyi deneyeceğini beklediği için böyle yapıyor.
Tarih iktidardan Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir cesaret ve yaratıcılık bekliyor.
Vur abalıya!
Kaçırdığımız trenlerin arkasından ağlamak, bizim ulusal kaderimiz gibidir. Biz ayağımıza gelen fırsatların "kaçırılmaması gereken fırsatlar" olduğunu genellikle onları teptikten ve faturaları önümüze geldikten sonra farkederiz
Haberin Devamı

