Devletin kara deliklerinden birine Dünya Bankası çözüm öneriyor. Ne çözüm ama!.
Raporda, emekli aylıklarının düşük tutulması, vergilendirilmesi ve emeklilik yaşının yükseltilmesi isteniyor.
Evet, kanamanın durdurulması lazım. Ama vicdansızlık yapmadan..
Çünkü bu mali faciayı, 200-250 dolar aylık alan SSK emeklileri yaratmadı. Yalnız sürünmeye yetecek bu aylıktan kesilecek vergi sistemi kurtaramaz.
SSK cinayetinin suçlusu geçmiş iktidarlardır.. Primleri toplayamayan, prim yüzsüzlerini aflarla ödüllendiren, SSK kaynaklarını oy için seçim yatırımı olarak toprağa gömen, erken emeklilik cinayetleri işleyen iktidarlar..
SSK 19 yıl prim ödeyen işçiye kadınsa 34, erkekse ortalama 28 yıl emekli maaşı ödüyor. Emeklilerin yüzde 62'sini 58-60 yaşın altındaki sigortalılar oluşturuyor. Bunlar doğru ama SSK emeklileri cinayetin suçlusu olmadıktan gibi çaresi de olamazlar.
İktidann yapması gereken şey, bir çizgi çekmek ve Dünya Bankası önerilerini geleceğe dönük uygulamalar için temel almaktır.
Emekliden vergi kesilecekse önce onlara doğru dürüst aylık vermek gerekir.
Devlet yıllar yılı kayıt dışı istihdamla savaşmadı, gerçek ücretleri primlendiremedi, primleri zamanında toplamadı, toplayabildiği paraları da kötü kullandı.
AKP iktidarı bir fark yaratmak istiyorsa, kayıt dışı istihdamla savaşıp prim gelirini artırmaya ve özellikle ekonomik büyümeyi teşvik ederek çalışanları çoğaltmaya uğraşsın.
IMF'nin gözüne girmek için zalimce bir ameliyata hemen kalkışmaksa...
AB'den müzakere tarihi aldığımız takdirde artacak yabancı sermaye yatırımlarının yaratacağı yeni imkânlar beklenmelidir!
Çiçek'ten baba nasihati
Dün Babalar Günü idi. Adalet Bakanı Çiçek'i dinlerken, aklıma yukarıdaki başlık geldi.
Çiçek, tahliye edilen Zana ve arkadaşlarına "Bunu hak etmediler" dedirtecek davranışlardan sakınmalarını öğütledi.
Dedikleri "baba nasihati" nitelemesini hak ediyor. Hiçbir yoruma ihtiyaç göstermiyor:
"Bu (PKK) bir terör örgütüdür. Kimsenin lâfı gevelemesinin anlamı yoktur. Bir yandan Türkiye'de demokrasi adımları atılmasını isteyeceksiniz, diğer taraftan demokrasinin ve insan haklarının en büyük düşmanı olan terörü ve terör örgütünü kınamakta eveleyip geveleyeceksiniz..
Demokrasi mecrasında yürüyor. Devletin terörle mücadele kararlılığı kesindir. Eskiden 'Türkiye demokratik açılım yapmıyor, sadece sopa gösteriyor' denirdi. Şimdi devletin sopası da demokratik imkânları da var.
Sopayı yemek istemiyorsan verilen imkânları kullan!"
Vicdan lâzım..
Devletin kara deliklerinden birine Dünya Bankası çözüm öneriyor. Ne çözüm ama!.
Haberin Devamı

