Venedik’e kulak ver...

Haberin Devamı

AKP’nin başkanlık sistemine geçme isteği ve yargıya ilişkin önerileri beklenmedik bir itiraz yedi.

Karma Parlamento Komisyonu toplantısında Venedik Komisyonu Başkanı Buquicchio, iki konuda da AKP’ye destek veremeyeceklerini söyledi.

Önce “Ülkeye istikrar getirdi” diyerek parlamenter sistemin devamından yana olduklarını anlattı.

Bu arada AKP’nin yargıyla ilgili önerilerine de yoğun eleştiriler yöneltti.

“HSYK üyelerinin siyasi atamayla gelme önerisi endişe verici. Bu, yargının politize olmasını doğurur” dedi.

Böyle bir sistemin Avrupa standardına uymayacağını savundu.

Venedik Komisyonu Başkanı önemli bir uyarı daha yaptı:

Yeni anayasanın demokratik gelişmeye katkıda bulunması, hukukun üstünlüğünü güçlendirmesi ve temel haklara koruma sağlaması, ayrıca geniş tabanlı bir mutabakata dayanması gerektiğini hatırlatarak, yapılacak referandumun toplumsal mutabakatın sağlandığı anlamına gelmeyeceğini belirtti.

Koç gibi maşallah!

İktidar partisinin yeni anayasayı oluşturan kurullardaki temsilcileri köpürdüler bu uyarı ve eleştirilere.

Çünkü Başbakan’ın açıklamaları Venedik Komisyonu Başkanı’nın “yapmayın” dediği eylemlere iktidar grubunun başvurmaktan çekinmeyeceğini gösteriyor.

Yani iktidar mecliste yeterli çoğunluğu bulduğu anda yeni anayasayı referanduma götürecektir.

Gianni Buquicchio işte bundan dolayı AKP’yi “referandum toplumsal mutabakat yerine geçmemeli” diye uyarmıştır.

Venedik Komisyonu Başkanı’nın sözleri anayasayı yazmaya çalışan komisyonun başkanı olan Prof. Burhan Kuzu’yu çok sinirlendirmiştir.

Kuzu, deyim yerinde ise koç gibi ileri atılmış “adamlar”ın dünyayı tanımadıklarından başlayıp, Venedik Komisyonu Başkanı’nın çizmeyi aştığına, işine bakması gerektiğine kadar götürmüştür.

Siyasi atamalar faciası

Venedik Komisyonu, Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki danışma organıdır. Komisyon bağımsız uzmanlardan oluşuyor.

Yani Prof. Burhan Kuzu’nun “işine bak” diye tersleyeceği, uyarı ve önerilerini yok hükmünde sayacağı bir kurul değildir.

Nitekim AKP, 12 Eylül 2010 tarihinde yargıyı iktidar kontrolüne sokan anayasa değişikliklerini referanduma götürürken ve parti kapatma davasının kararı beklenirken Venedik Komisyonu AKP tezlerini savunuyor, “yetmez ama evet”çilere maneviyat kazandıran açıklamalar yapıyor ve yere göğe konulamıyordu.

Yüksek yargı kurullarının siyasi atamalarla oluşturulması iyilik değil adaletsizlik doğurmuş, yargı trajedileri yaratmıştır.

Venedik Komisyonu’nun başkanlık sistemi ve bağımsız olmayan yargı düzeni konusunda ysaptığı uyarı değerlidir.

İktidar “acele çözüm” yerine “iyi bir çözüm”e odaklanmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR