Vazgeçin!

Türkiye niçin güvensiz ve istikrarsız bir ülke? Neden iki yakası bir araya gelmez? Çünkü sokakta yürürken başınıza saksı düşebilir, bir gece ansızın devalüasyon gelebilir, kazanmadığınız bir parayı devletiniz "kazansaydı kerata" deyip vergilendirebilir.

Haberin Devamı

Türkiye niçin güvensiz ve istikrarsız bir ülke? Neden iki yakası bir araya gelmez?

Çünkü sokakta yürürken başınıza saksı düşebilir, bir gece ansızın devalüasyon gelebilir, kazanmadığınız bir parayı devletiniz "kazansaydı kerata" deyip vergilendirebilir.

Meclis Bütçe Komisyonu bir nevi "götürü asgari vergi" demek olan "hayat standardı" uygulamasını önceki gece kabul etti.

Hem de geçmişe dönük olarak..

2002 yılını da kapsayacak biçimde.

Bu, vergi hukukunun temel ilkelerine küfürdür, halka saygısız bir meydan okumadır.

Ekonomik krizin en günahsız mağdurları olan 2 milyona yakın esnaf ailesinin üstüne bomba atmaktır.

Saddam bile yapmaz bunu..

Bu kafa, vatandaşa şu gözle bakıyor:

Esnafın asgari bir yaşam düzeyi vardır ve ne yapar eder, hayatini döndüreceği parayı kazanır.

O zaman ödesin vergiyi..

Zarar, marar dinlemem!

Eski hükümetin kaldırdığı bu uygulamaya vergileri indireceği vaadiyle işbaşına gelen AKP şimdi yüz kızartıcı bir dönüş yapıyor.

Geriye doğru işleterek en az verecek olan esnaftan bile 1 milyar lira istemeye hazırlanıyor.

Hükümeti insafa davet ediyoruz.

Ticarette zarar da vardır.

Krizden en büyük darbeyi esnaf yedi. Yüz binlerce işyeri kapandı. Dayananlar da kazandığı için değil, boğazından kestiği, borçlandığı ve eski birikimlerini yediği için dayandı.

Kâr edenler elbette ödesin.

Ama "zarar ettim" diyenlere "hayır kazanmış gibi vergi ödeyeceksin" demek, depremzede-lere vergi salmak gibi bir merhametsizliktir.

Devlete yakışmaz..

Çünkü binlerce esnaf, yanında çalışanlar ekmeğinden olmasın diye zararı sineye çekmiştir. Bilseler belki onlar da kepenklerini indirip köşelerine çekileceklerdi.

İnsanları çalışmaktan ve hayat kavgası vermekten bıktıran bu zihniyeti AKP eğer başarılı olmak istiyorsa içinden kovmalıdır.

Zaten bu akıl ve hukuk dışı uygulama nasıl olsa Anayasa Mahkemesi'nden geri dönecektir!


"Biraz da biz" mi?

İktidara bir "vazgeçin" çağrısı daha yapmak zorundayız.

Devletin hazinesi yıllarca yağma sofrası oldu. Dost, akraba ve partidaş kayıran kamu ihaleleri de bu sofranın kepçesi olarak kullanıldı.

AB şartı olmasaydı siyasetçiler bu soygunu durdurmaya razı olmazlardı. Çünkü siyaseti, devleti kazıklama imtiyazına sahip kılınan dar bir zümrenin verdiği rüşvetler, komisyonlar finanse ediyor.

Torpili, yağmayı önleyen yeni ihale yasası geçen hükümet döneminde çıktı ve yıl başında yürürlüğe girecekti. Ama şimdi AKP hükümeti ertelemek için bahane arıyor, toplumun nabzını yokluyor.

Buna izin verilmemeli.. En büyük direnci AKP'ye oy veren vatandaşlar göstermeli. Aksi halde bu genç iktidar birkaç ayda kirlenecek ve yaşlanacaktır.

Eğer erteleme fikri AKP'nin seçimde vaat ettiği duble yol yapım projesini yandaşlarına verme niyetinden çıktı ise herkes şundan emin olmalıdır:

İhalesiz seçilecek taşeronlar o yolları yapmadan önce AKP iktidarının uyandırdığı umudu yıkacaklardır.

DİĞER YENİ YAZILAR